Eserlere Göre Listeleme

Toplam 6038 sonuçtan 4421 - 4430 arası görüntüleniyor.
  • Jean Baudrillard
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    295 KB
    Eser Türü: Kitap
    Baudrillard, Kötülüğün Şeffaflığı adlı bu eserinde, Batı'yı var eden temel kavramlardan olan gelişme, ilerleme ve kendini koruma ilkesinin, her yerde, yok oluşun ve ölme halinin sürekliliğine dönüştüğünü gösterir. 1960'ların "cinsel devrim"i, cinsel özgürlüğe değil; travestiliğin hükümranlığına, kadın ve erkek kategorilerinin birbirine karışmasına yol açmıştır. "Sanatta devrim" ile iyi ve kötü gibi estetik düzeye dair kategoriler terk edilerek "kötünün de kötüsü" türünden trans-estetik kopyalar hayatlarımızı doldurmuştur. Sibernetik devrim, makine ile insan arasındaki ayrımı makine lehine ortadan kaldırmış; politikanın sonuna yol açan "politik devrim" ise eski politik biçimlerin simülasyonu olan "trans-politika"nın egemenliğini kurmuştur... Batı'nın politik bağışıklık sistemi, kendi bünyesindeki virüsler nedeniyle tehdit altındadır. Sömürgecilikten bu yana, farklı olanı ve "öteki"ni yok etmiş olan Batı, artık "aynı"nın aynasında, kendi kendinden üreyen ve türeyen cinsiyet ve zihniyetleriyle birbirinin kopyası olan bireylerin dünyasıdır. Artık "öteki cehennemi"nde değil, kendi cehenneminde yaşayan bu insanın bir diğerinde keşfedebileceği hiçbir şey kalmamıştır; çekici tek şey nesnelerdir... Geçmişte Batı'nın sayısız kötülük tohumu gönderdiği "öteki dünya" olan Üçüncü Dünya da bugün, yıllarca benimsemiş gibi gözüktüğü modern değerleri reddedişiyle Batı'dan rövanşı almanın peşindedir... Kendisini "kuramsal terörist ve nihilist" olarak tanımlayan Baudrillard'ın bu eseri, insanın ve insanlar arası ilişkilerin yok oluşuna bir ağıt, bir çığlıktır. Seçimi insandan yana olan ve bu çığlığı güçlendirip bir karşı çıkış manifestosuna dönüştürmek isteyen herkesin okuyarak, düşünerek ve tavır alarak katılabileceği bir eser...
  • Jean Baudrillad
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    303,33 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Melda Vodina
    Baudrillard, Kötülüğün Şeffaflığı adlı bu eserinde, Batı’yı var eden temel kavramlardan olan gelişme, ilerleme ve kendini koruma ilkesinin, her yerde, yok oluşun ve ölme halinin sürekliliğine dönüştüğünü gösterir. 1960’ların “cinsel devrim”i, cinsel özgürlüğe değil; travestiliğin hükümranlığına, kadın ve erkek kategorilerinin birbirine karışmasına yol açmıştır. “Sanatta devrim” ile iyi ve kötü gibi estetik düzeye dair kategoriler terk edilerek “kötünün de kötüsü” türünden trans-estetik kopyalar hayatlarımızı doldurmuştur. Sibernetik devrim, makine ile insan arasındaki ayrımı makine lehine ortadan kaldırmış; politikanın sonuna yol açan “politik devrim” ise eski politik biçimlerin simülasyonu olan “trans-politika”nın egemenliğini kurmuştur... Batı’nın politik bağışıklık sistemi, kendi bünyesindeki virüsler nedeniyle tehdit altındadır. Sömürgecilikten bu yana, farklı olanı ve “öteki”ni yok etmiş olan Batı, artık “aynı”nın aynasında, kendi kendinden üreyen ve türeyen cinsiyet ve zihniyetleriyle birbirinin kopyası olan bireylerin dünyasıdır. Artık “öteki cehennemi”nde değil, kendi cehenneminde yaşayan bu insanın bir diğerinde keşfedebileceği hiçbir şey kalmamıştır; çekici tek şey nesnelerdir... Geçmişte Batı’nın sayısız kötülük tohumu gönderdiği “öteki dünya” olan Üçüncü Dünya da bugün, yıllarca benimsemiş gibi gözüktüğü modern değerleri reddedişiyle Batı’dan rövanşı almanın peşindedir... Kendisini “kuramsal terörist ve nihilist” olarak tanımlayan Baudrillard’ın bu eseri, insanın ve insanlar arası ilişkilerin yok oluşuna bir ağıt, bir çığlıktır. Seçimi insandan yana olan ve bu çığlığı güçlendirip bir karşı çıkış manifestosuna dönüştürmek isteyen herkesin okuyarak, düşünerek ve tavır alarak katılabileceği bir eser...
  • Hannah Arendt
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Yahudi soykırımı nasıl oldu? Neden oldu? Neden Yahudiler? Neden Almanlar? Diğer devletlerin rolü neydi? Müttefikler bundan ne ölçüde sorumluydu? Yahudi liderler kendi insanlarının sonunu hazırlayanlarla işbirliği yapmaya nasıl yanaşmışlardı? Yahudiler neden kendi ayaklarıyla ölüme gitmişlerdi? Ülkemizde özellikle totalitarizm üzerine çalışmalarıyla tanınan ünlü Alman filozof ve siyaset bilimci Hannah Arendt bu sorular doğrultusunda, Nazi Almanyası döneminde milyonlarca Yahudinin toplama kamplarına, ölüme gönderilmesinden sorumlu SS yetkilisi Karl Adolf Eichmann'ın Kudüs'teki yargı sürecini ele alıyor. Yahudi soykırımının mimarı olarak sunulan Adolf Eichmann'ın sadist bir canavardan ziyade, normal, hatta korkutucu derecede normal bir insan olduğuna dikkat çeken Arendt, özellikle düşünme ve muhakeme yetisinin kaybolmasıyla birlikte kötülüğün nasıl sıradanlaştığını vurguluyor. Eichmann duruşmasından yola çıkarak, insanlık tarihinin dönüm noktalarından birini ve bu dönemde yaşanan toptan ahlaki çöküşü gözler önüne seriyor.
  • Hannah Arendt
    insan sesi mp3 - Türkçe
    38 Ayrım
    626,30 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Taner Gürkan
    Yahudi soykırımı nasıl oldu? Neden oldu? Neden Yahudiler? Neden Almanlar? Diğer devletlerin rolü neydi? Müttefikler bundan ne ölçüde sorumluydu? Yahudi liderler kendi insanlarının sonunu hazırlayanlarla işbirliği yapmaya nasıl yanaşmışlardı? Yahudiler neden kendi ayaklarıyla ölüme gitmişlerdi? Ülkemizde özellikle totalitarizm üzerine çalışmalarıyla tanınan ünlü Alman filozof ve siyaset bilimci Hannah Arendt bu sorular doğrultusunda, Nazi Almanyası döneminde milyonlarca Yahudinin toplama kamplarına, ölüme gönderilmesinden sorumlu SS yetkilisi Karl Adolf Eichmann’ın Kudüs’teki yargı sürecini ele alıyor. Yahudi soykırımının mimarı olarak sunulan Adolf Eichmann’ın sadist bir canavardan ziyade, normal, hatta korkutucu derecede normal bir insan olduğuna dikkat çeken Arendt, özellikle düşünme ve muhakeme yetisinin kaybolmasıyla birlikte kötülüğün nasıl sıradanlaştığını vurguluyor. Eichmann duruşmasından yola çıkarak, insanlık tarihinin dönüm noktalarından birini ve bu dönemde yaşanan toptan ahlaki çöküşü gözler önüne seriyor.
  • Luke Russell
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    222,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İpek Nedirli
    Kötülük nedir? Korkutucu ve anlaşılmaz mıdır, yoksa sıradan bir edim midir? Kötülüğün psikolojisi nedir, kötülük yapanlar hepimizden farklı bir psikolojik özellik mi taşıyor? Kötülüğün sıradan yanlışlara sığmayan, yanlışın ötesine taşan niteliği ne? “Kötülük” sözcüğünü kullandığımızda, iyilik ile kötülük şeklinde iki kozmik gücün karşı karşıya geldiği bir dünya görüşüne mi inanmış oluyoruz? Acaba günümüzde kötülük, modası geçmiş bir mit haline mi geldi? Şiddet içeren sayısız saldırı, tecavüz ve cinayetle medyadaki haberlerin iç karartıcı bir geçit törenine dönüştüğü bugün, kötülük dünyamızın korkutucu ölçüde gerçek bir özelliği mi? Filozofların, Hannah Arendt gibi siyaset bilimcilerin bu sorulara verdiği yanıtları aktaran yazar Luke Russell kötülüğün sistematik bir analizine girişerek, kavramı toplumsal içerimleriyle beraber felsefi ve psikolojik açıdan çözümlüyor. Seri katiller, teröristler, savaş suçluları gibi ünlü “kötülük” örneklerini irdeleyerek aşırı kötülüğü sıradan kötülükten ayıran sınırların keşfine çıkıyor. Oxford Üniversitesi Yayınları’nın bu kısa giriş kitabı bizi kötülüğü daha derinlikli şekilde anlamaya yönlendiriyor.
  • Julia Shaw
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,76 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kötülük neden insanlara bu kadar korkutucu ama bir o kadar da ilgi uyandırıcı gelir? Örneğin neden seri katillerin hayatlarına ve yaptıklarına merak duyarız? Ya da neden gerçek hayatta karşılaştığımızda kendimizi korumaktan başka bir şey düşünmezken, filmlerde ve dizilerde şiddeti bu kadar ön plana çıkarır, hatta bazen adeta yüceltiriz? Gelmiş geçmiş en kötü insanlardan biri olmasına rağmen Hitler neden hâlâ en popüler tarihi kişiliklerden biridir? Peki ya siz geçmişe gidebilseydiniz, bebek Hitler’i öldürür müydünüz? İnsan sadece siyah veya beyaz olmayan, grinin her tonunu barındıran bir canlı. Bütün hayatımız boyunca tek bir duygu hissedemeyeceğimiz gibi, sadece “iyi” ya da “kötü” de olamayız. Çoğunluğun iyiliği için bebek Hitler’I öldürmek isteyecek binlerce “iyi” insan bulabiliriz örneğin. Kötülüğe merakımız da işte buradan, eylemlerimizi anlamlandırma isteğinden gelir. Julia Shaw Kötülük’te bu noktadan başlayarak insanlığın yüksek sesle dile getirmeye çekindiği karanlık tarafını inceliyor. Akıl hastalıkları ve cinsel sapkınlıklardan tecavüz “kültürüne”, yapay zekâ ve teknoloji ikileminden terörizme, kötülüğü bütün ahlaki ve etik yönleriyle ele alıyor. Kötülük, aydınlatıcı olduğu kadar çarpıcı bir kitap.
  • Maxime Chattam
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Herkesin gardının düştüğü bir an vardır mutlaka... Her yerde, her adımınızın ardında olabilir. Siz farkında olmadan. Tutkusu cehennem olan bir kentte, yer üstünden çok yer altının yaşadığı bu kalabalıklar kentinde iblislerin sesidir duyulan. Karanlıktır bu kentin efendisi. Kurbandır kentin herhangi bir köşesinden herhangi biri.. Kötü Ruh'la başlayan Maxime Chattam fırtınası yeni romanla daha da güçlü esiyor. Gerilim edebiyatının büyük ustaları, dikkat! Maxime Chattam kalemini eline almış, peşinizde. Yokuşu hızla çıkıyor. Kaçış yok! New York Times Sürekli beslenen bir gerilim, ürkütücü bir görsel şiddet, beklenmedik bir son. İşte elinizden bırakamayacağınız, geceyle ilgili görüşlerinizi sonsuza dek değiştirecek bir gerilim romanı. Le Monde
  • Charles Baudelaire
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    148 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Selda Tolay Tosun
    Les Fleurs du Mal / Kötülük Çiçekleri, ilk kez yayımlandığı 1857 yılından bu yana modern şiirin başlangıcı sayılmaktadır. Romantizmin coşkulu temalarından ayrılarak büyük kentin sancı dolu çelişkilerini ilk kez şiire sokan Baudelaire, devrimcilik-tutuculuk, tensel hazlar-gizemcilik, toplumsal yaşam-içe kapanış, dindarlık-tanrıtanımazlık gibi karşıtlıkları sınırsız bir içtenlik ve çarpıcılıkla işleyerek yeni bir şiirin kapılarını açtı.
  • Donato Carrisi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    40 Ayrım
    716,92 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Binnur OLGUNER
    Karanlıktan geliyorum. Ve karanlığa dönmeliyim. Bazen insan her şeyden kaçma arzusuyla dolar. Kimisi yapamaz ama kimisi amacına ulaşır. Bu insanlar karanlığa karışırlar, hiçbir iz bırakmadan. Kimse bunun nedenini bilmez. Kimse onların başına ne geldiğini anlamaz. Ve neredeyse herkes bir gün onları unutur. Dedektif Mila Vasquez’in etrafı kaybolan insanların yüzleriyle çevrilidir. Çalıştığı yere her adım attığında, sırra kadem basmış insanların fotoğraflarından gözlerini alamaz. Mila için ortadan kaybolan birini unutmak imkânsızdır. Bunun bir nedeni de Mila’nın, ruhunda ve teninde karanlığın izlerini taşımasıdır. Belki de bu yüzden Mila dünyanın bile unuttuğu insanları bulma konusunda başarılıdır… Ancak bir gün, kaybolanlar geri dönmeye ve suç işlemeye başlarlar. Önceki hallerinden hiçbir farkları yok gibidir fakat kötülük onları değiştirmiştir. Peki bu insanlar bunca zamandır neredeydiler? Ve neden geri dönmüşlerdir? Bu gibi sorular ardı ardına sıralanır. Mila, bu Karanlıklar Ordusu’nu durdurmak için gereken ipuçlarını tipik polis soruşturmasıyla elde edemeyeceğini anlar. Fakat yedi yıl önceki Suflör davasının etkisinden hâlâ çıkamadığı için işi sandığından da zor olacaktır. Karanlığa bir şekil ve anlam vermekle kalmamalı, ikna edici ve akıl dolu bir hipotez bulunmalıdır: Kötülük Hipotezi. Bu hipotezi doğrulamanın tek bir yolu vardır, o da karanlığa teslim olmak. “Her şeyiyle tam bir gerilim romanı. Kötülüğün üstün gelmemesi için verilen çabayı soluksuz okuyacaksınız.” La Stampa “Carrisi gerilimi her sayfada canlı tutmayı başarıyor. Üstelik bunu yaparken şiddet unsurlarından ya da kanlı betimlemelerden faydalanmıyor. Anlatımı o kadar gerçekçi ki okurken bunların gerçek olup olamayacağından şüphe duyuyorsunuz.” La Repubblica
  • Robert Galbraith
    insan sesi mp3 - Türkçe
    53 Ayrım
    560,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Fulya Yavuz
    Dedektif Cormoran Strike’ın asistanı Robin Ellacott’a gizemli bir paket gönderilir ve içinden çıkan kesik kadın bacağıyla tüm dikkatler yeniden Strike’ın dedektiflik ofisine döner… Strike, gönderilen bu mesaja çok şaşırmamış, ama yine de içine kurt düşmüştür. Geçmişini düşündüğünde böyle bir şeye teşebbüs edebilecek dört kişi zihninde canlanır. Bu dört şüphelinin her biri de akla hayale gelmeyecek kötülükleri yapabilecek kadar zalimdir. Polis tek bir şüpheli üzerinde yoğunlaşır fakat Strike, emniyet güçlerinin yanlış kişinin peşinde koştuğunu düşünüp Robin’le birlikte meseleye el koymaya karar verir. Yakaladıkları ipuçlarının peşinde karanlık ve dolambaçlı yollara düşen Strike ve Robin için zaman tükenirken ikisinin hayatını da kâbusa çeviren çok daha ürkütücü olaylar kapılarını çalar… “Strike ve Robin her zaman olduğu gibi sizi bir mıknatıs misali çeken cazibeleriyle karşınızda.” New York Times “Okumaya başladığınızda Kötülük Kariyeri diğer tüm polisiyelerden farkını ortaya koyuyor. Umalım ki Strike ve Robin daha pek çok macerayla karşımıza çıkar.” Independent “Şiddetli, beklenmedik ve tam ağzınıza layık bir son… Bu roman sizi çok keyiflendirecek.” The Times “Kötülük Kariyeri, Cormoran Strike serisinin üçüncü ve en iyi kitabı. Galbraith seneler boyu akılda kalacak bir seri katil yaratmış. Bu öyle bir katil ki bizi daha kitabın ilk bölümünde pençesine alıp dehşete düşürüyor. Kusursuz bir tempoda ilerleyen bu gizemli kitap sürprizlerle dolu ve her sayfası polisiye roman geleneğinin en üst noktasını temsil ediyor.” Jocelyn McClurg “Hayranlarını tüm gece ayakta tutacağından kuşkunuz olmasın.” Observer “Bu çılgınca ve dâhice kurgu, yazarının tüm özgüveniyle kendini gösteriyor.” Guardian “Baştan sona, her sayfası çok eğlenceli.” Mail on Sunday “Akıllıca yazılmış, bağımlılık yapan bir gerilim.” Sunday Mirror “Polisiyenin zirvesinden.” Sun “Heyecan verici fikirlerle dolup taşan bir roman.” Scotland on Sunday

Sayfalar