Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2808 sonuçtan 551 - 560 arası görüntüleniyor.
  • Simone de Beauvoir
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    5,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Kadın doğulmaz, kadın olunur”. Bu meşhur cümle, 1949 tarihli İkinci Cinsiyet’in odak noktasını oluşturur. Simone de Beauvoir böylece cinsiyet meselesini doğanın alanından çıkarıp kültürün ve tarihin alanına yerleştirirken, bir anlamda toplumsal cinsiyet tartışmasını da erkenden başlatmış olur. Bunu yaparken hem varoluşçuluk, fenomenoloji ve yapısalcı antropoloji gibi kendi çağdaşı olan düşünceleri hem de Hegel ve Marx gibi felsefe klasiklerini cinsiyet düzleminde yeniden okur. Beauvoir’a göre kadın, kendine has bir durum tarafından, tarih boyunca farklı koşullar altında yeniden üretilen Başkalık durumu tarafından belirlenmiştir: Kadın ile erkek arasında eşitsizlik vardır, kadın ikinci cinsiyettir ve hem bireysel hem de toplumsal bakımdan ezilmiştir. Bu durumun temelinde yatan öncesiz sonrasız kadınlık efsanesi, ataerkilliğin başlıca unsurlarındandır. Ataerkillik sadece kadını değil, erkeği de bu çerçevede üretir ve belirler. Öyleyse kadın ile erkek arasındaki eşitsiz ilişki kadının veya erkeğin doğasından kaynaklanmaz. Kadın ve erkek, doğal veya biyolojik belirlenimlerden ziyade tarihsel ve kültürel birer kurgudur. Öte yandan kadının ezilmişliği diğer ezilenlerin durumundan farklıdır. Kadınlar, aralarındaki farkları aşan ve kapsayan kadınlık durumunun bilinciyle hareket etmezler. Öncesiz sonrasız kadınlık efsanesinin etkisi altında kadın içkinliğe hapsolmuş, adeta içkinlikle özdeşleşmiştir. Bu kavramsal çerçeveden hareketle Beauvoir, kadının özgürlüğü, ev içi emek, annelik, evlilik kurumu, kadın bedeninin tahakküm altına alınması gibi, feminist düşüncenin güncel meselelerine dokunan birçok konuyu tartışmaya açar. Son kertede kadın ve erkek kurgularının tarihin diyalektik hareketine tâbi olduğunu ve bu hareket içinde aşılıp yıkılacağını düşünür. Ama bunun olmazsa olmazı kadının etkili eylemidir. Kadının ve erkeğin özgürleşmesi Beauvoir düşüncesinde kadının dünyada eylemesiyle ve üretmesiyle mümkündür ancak. 1970’lerden beri Türkçe basımı bulunmayan İkinci Cinsiyet’i yeni çevirisiyle Türkiyeli okura sunuyor, feminizm tartışmalarına katkıda bulunmasını diliyoruz.
  • Simone de Beauvoir
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    7,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Kadın doğulmaz, kadın olunur”. Bu meşhur cümle, 1949 tarihli İkinci Cinsiyet’in odak noktasını oluşturur. Simone de Beauvoir böylece cinsiyet meselesini doğanın alanından çıkarıp kültürün ve tarihin alanına yerleştirirken, bir anlamda toplumsal cinsiyet tartışmasını da erkenden başlatmış olur. Bunu yaparken hem varoluşçuluk, fenomenoloji ve yapısalcı antropoloji gibi kendi çağdaşı olan düşünceleri hem de Hegel ve Marx gibi felsefe klasiklerini cinsiyet düzleminde yeniden okur. Beauvoir’a göre kadın, kendine has bir durum tarafından, tarih boyunca farklı koşullar altında yeniden üretilen Başkalık durumu tarafından belirlenmiştir: Kadın ile erkek arasında eşitsizlik vardır, kadın ikinci cinsiyettir ve hem bireysel hem de toplumsal bakımdan ezilmiştir. Bu durumun temelinde yatan öncesiz sonrasız kadınlık efsanesi, ataerkilliğin başlıca unsurlarındandır. Ataerkillik sadece kadını değil, erkeği de bu çerçevede üretir ve belirler. Öyleyse kadın ile erkek arasındaki eşitsiz ilişki kadının veya erkeğin doğasından kaynaklanmaz. Kadın ve erkek, doğal veya biyolojik belirlenimlerden ziyade tarihsel ve kültürel birer kurgudur. Öte yandan kadının ezilmişliği diğer ezilenlerin durumundan farklıdır. Kadınlar, aralarındaki farkları aşan ve kapsayan kadınlık durumunun bilinciyle hareket etmezler. Öncesiz sonrasız kadınlık efsanesinin etkisi altında kadın içkinliğe hapsolmuş, adeta içkinlikle özdeşleşmiştir. Bu kavramsal çerçeveden hareketle Beauvoir, kadının özgürlüğü, ev içi emek, annelik, evlilik kurumu, kadın bedeninin tahakküm altına alınması gibi, feminist düşüncenin güncel meselelerine dokunan birçok konuyu tartışmaya açar. Son kertede kadın ve erkek kurgularının tarihin diyalektik hareketine tâbi olduğunu ve bu hareket içinde aşılıp yıkılacağını düşünür. Ama bunun olmazsa olmazı kadının etkili eylemidir. Kadının ve erkeğin özgürleşmesi Beauvoir düşüncesinde kadının dünyada eylemesiyle ve üretmesiyle mümkündür ancak. 1970’lerden beri Türkçe basımı bulunmayan İkinci Cinsiyet’i yeni çevirisiyle Türkiyeli okura sunuyor, feminizm tartışmalarına katkıda bulunmasını diliyoruz.
  • Simone de Beauvoir
    insan sesi mp3 - Türkçe
    50 Ayrım
    877,81 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Göksun Günal
    “Kadın doğulmaz, kadın olunur”. Bu meşhur cümle, 1949 tarihli İkinci Cinsiyet’in odak noktasını oluşturur. Simone de Beauvoir böylece cinsiyet meselesini doğanın alanından çıkarıp kültürün ve tarihin alanına yerleştirirken, bir anlamda toplumsal cinsiyet tartışmasını da erkenden başlatmış olur. Bunu yaparken hem varoluşçuluk, fenomenoloji ve yapısalcı antropoloji gibi kendi çağdaşı olan düşünceleri hem de Hegel ve Marx gibi felsefe klasiklerini cinsiyet düzleminde yeniden okur. Beauvoir’a göre kadın, kendine has bir durum tarafından, tarih boyunca farklı koşullar altında yeniden üretilen Başkalık durumu tarafından belirlenmiştir: Kadın ile erkek arasında eşitsizlik vardır, kadın ikinci cinsiyettir ve hem bireysel hem de toplumsal bakımdan ezilmiştir. Bu durumun temelinde yatan öncesiz sonrasız kadınlık efsanesi, ataerkilliğin başlıca unsurlarındandır. Ataerkillik sadece kadını değil, erkeği de bu çerçevede üretir ve belirler. Öyleyse kadın ile erkek arasındaki eşitsiz ilişki kadının veya erkeğin doğasından kaynaklanmaz. Kadın ve erkek, doğal veya biyolojik belirlenimlerden ziyade tarihsel ve kültürel birer kurgudur. Öte yandan kadının ezilmişliği diğer ezilenlerin durumundan farklıdır. Kadınlar, aralarındaki farkları aşan ve kapsayan kadınlık durumunun bilinciyle hareket etmezler. Öncesiz sonrasız kadınlık efsanesinin etkisi altında kadın içkinliğe hapsolmuş, adeta içkinlikle özdeşleşmiştir. Bu kavramsal çerçeveden hareketle Beauvoir, kadının özgürlüğü, ev içi emek, annelik, evlilik kurumu, kadın bedeninin tahakküm altına alınması gibi, feminist düşüncenin güncel meselelerine dokunan birçok konuyu tartışmaya açar. Son kertede kadın ve erkek kurgularının tarihin diyalektik hareketine tâbi olduğunu ve bu hareket içinde aşılıp yıkılacağını düşünür. Ama bunun olmazsa olmazı kadının etkili eylemidir. Kadının ve erkeğin özgürleşmesi Beauvoir düşüncesinde kadının dünyada eylemesiyle ve üretmesiyle mümkündür ancak. 1970’lerden beri Türkçe basımı bulunmayan İkinci Cinsiyet’i yeni çevirisiyle Türkiyeli okura sunuyor, feminizm tartışmalarına katkıda bulunmasını diliyoruz.
  • Simone de Beauvoir
    insan sesi mp3 - Türkçe
    82 Ayrım
    1315,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Göksun Günal
    “Kadın doğulmaz, kadın olunur”. Bu meşhur cümle, 1949 tarihli İkinci Cinsiyet’in odak noktasını oluşturur. Simone de Beauvoir böylece cinsiyet meselesini doğanın alanından çıkarıp kültürün ve tarihin alanına yerleştirirken, bir anlamda toplumsal cinsiyet tartışmasını da erkenden başlatmış olur. Bunu yaparken hem varoluşçuluk, fenomenoloji ve yapısalcı antropoloji gibi kendi çağdaşı olan düşünceleri hem de Hegel ve Marx gibi felsefe klasiklerini cinsiyet düzleminde yeniden okur. Beauvoir’a göre kadın, kendine has bir durum tarafından, tarih boyunca farklı koşullar altında yeniden üretilen Başkalık durumu tarafından belirlenmiştir: Kadın ile erkek arasında eşitsizlik vardır, kadın ikinci cinsiyettir ve hem bireysel hem de toplumsal bakımdan ezilmiştir. Bu durumun temelinde yatan öncesiz sonrasız kadınlık efsanesi, ataerkilliğin başlıca unsurlarındandır. Ataerkillik sadece kadını değil, erkeği de bu çerçevede üretir ve belirler. Öyleyse kadın ile erkek arasındaki eşitsiz ilişki kadının veya erkeğin doğasından kaynaklanmaz. Kadın ve erkek, doğal veya biyolojik belirlenimlerden ziyade tarihsel ve kültürel birer kurgudur. Öte yandan kadının ezilmişliği diğer ezilenlerin durumundan farklıdır. Kadınlar, aralarındaki farkları aşan ve kapsayan kadınlık durumunun bilinciyle hareket etmezler. Öncesiz sonrasız kadınlık efsanesinin etkisi altında kadın içkinliğe hapsolmuş, adeta içkinlikle özdeşleşmiştir. Bu kavramsal çerçeveden hareketle Beauvoir, kadının özgürlüğü, ev içi emek, annelik, evlilik kurumu, kadın bedeninin tahakküm altına alınması gibi, feminist düşüncenin güncel meselelerine dokunan birçok konuyu tartışmaya açar. Son kertede kadın ve erkek kurgularının tarihin diyalektik hareketine tâbi olduğunu ve bu hareket içinde aşılıp yıkılacağını düşünür. Ama bunun olmazsa olmazı kadının etkili eylemidir. Kadının ve erkeğin özgürleşmesi Beauvoir düşüncesinde kadının dünyada eylemesiyle ve üretmesiyle mümkündür ancak. 1970’lerden beri Türkçe basımı bulunmayan İkinci Cinsiyet’i yeni çevirisiyle Türkiyeli okura sunuyor, feminizm tartışmalarına katkıda bulunmasını diliyoruz.
  • Boğaziçi Üniversitesi Öğrencileri Tarafından Çeşitli Kaynaklar derlenerek oluşturulmuştur
    metin - Türkçe
    Eser Türü: Kitapçık
    Bu Kitapçıklar Boğaziçi Üniversitesi Öğrencileri tarafından sosyal sorumluluk dersleri kapsamında Math Type programı kullanarak oluşturulmuş ve MathML formatına dönüştürülmüştür. Şu anki teknik sıkıntılar nedeniyle dosyalar MathML formatına dönüştürüldüğünde türkçe karakterlerin düzgün görüntülenmemesi nedeniyle bu karakterler metinlerden temizlenmiştir. Yaptığımız testlere göre NVDA, JAWS For Windows ve Voice Over ekran okuyucuları tarafından içerik okunabilmektedir. NVDA programı için Access Math8 eklentisine ihtiyacınız olduğunu hatırda tutun. NVDA matematik eklentisini aşağıdaki bağlantıya girip indirditen sonra NVDA açıkken kurabilirsiniz. https://addons.nvda-project.org/files/get.php?file=access8math JAWS For Windows programının son sürümünde içeriği türkçe olarak okuyabilirsiniz. Voice Over için ek bir şey yapmanız gerekmiyor.
  • Kemal Yakut
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    235,48 KB
    Eser Türü: Makale
    Seslendiren: Tarayan: Yiğit Taşdemir
  • Gözde Ekiz
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    108,21 KB
    Eser Türü: Makale
    Bu araştırmanın amacı, İkinci Dünya Savaşı döneminde Almanya’dan kaçan sanatçıların sanata katkılarını araştırmaktır.
  • Rıfat N. Bali
    insan sesi mp3
    22 Ayrım
    727,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nilüfer Batmanoğlu
    "Yirmi Kur'a Nafıa Askerleri". Bu dört kelimelik cümle azınlıkların İkinci Dünya Savaşı yıllarında yaşadıkları ve hiç unutamadıkları bir olayı özetlemekte Yirmi yedi ila kırk yaş arasındaki gayrimüslim erkekler 1941 yılının Nisan ayında ihtiyat eratı olarak silah altına alınacak ancak silahlı eğitim yaptırılmak yerine yol ve havaalanları inşaatlarında nafıa askeri olarak çalıştırılacak ve 1942 yılının Temmuz ayında terhis edileceklerdi. İşte bu olay azınlıkların hafızasında "yirmi kur'a nafıa askerleri" deyimiyle yer aldı ve üzerinden 67 yıl geçmiş olmasına rağmen halen buruk hislerle hatırlanmakta. Neden sadece gayrimüslim erkekler silah altına alındılar? Neden "nafıa askeri" olarak çalıştırıldılar? Çalışma şartları nasıldı? Çalışma yerleri nerelerdeydi? Geniş bir basın taraması, Türk ve yabancı arşiv belgeleri, çok sayıda hatırat, mülakat ve ilk kez gün ışığına çıkan askerlerin İstanbul'da bıraktıkları ailelerine ve dostlarına gönderdikleri mektuplar eşliğinde hazırlanan bu araştırma bütün bu suallere cevap vermekte.
  • Kurul (Nurer Uğurlu Başkanlığında)
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    383,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    AÇIKLAMA ''Stalin, Roosevelt ve Churchill'in Gizli Yazışmaları'nda Türkiye / 1941-1944'' adıyla yayınladığımız bu belgeler, 1957'de SSCB'de İngilizce olarak iki cilt yayınlanan ''CORRES-PONDENCE Between the Chairman of the Council of Ministers of the USSR and the Presidents of the USA and the Prime Ministers of Great Britain During the Great Patriotic War of 1941-1945'' adlı kitapta yer almaktadırlar. Ayrıca, İkinci Dünya Savaşı öncesi Sovyet barış çabaları ile ilgili belgelerin yer aldığı ''Soviet Peace Efforts On The Eve of World War II'' adlı kitaptan da Türkiye'yi doğrudan ilgilendirenler seçilerek çevrilmişler ve ''İkinci Dünya Savaşı Öncesi Sovyet Barış Çabaları ve Türkiye / 1938-1939 (Seçmeler)'' başlığı altında konulmuşlardır. Her iki kitapta da Türkiye adının geçtiği başka belgeler olmasına karşın, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmediklerinden kitaba alınmamışlardır. Kitapta toplam 53 belge yer almaktadır. Belgeler tarih sırasına göre dizilmişlerdir. Orijinallerinde belgelere verilen numaralar ve yer aldıkları sayfalar saklı tutulmuş ve her belgenin üzerinde belirtilmiştir. (Örneğin, S. 67 / No. 14). (*) işareti ile sayfa altlarında dipnotlar biçiminde verilen bilgiler orijinal metinde de yer almaktadır.
  • Nurer Uğurlu ve kurulu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    413,00 KB
    Eser Türü: Kitap

Sayfalar