En Çok Görüntülenen Kitaplar

Toplam 57101 sonuçtan 56671 - 56680 arası görüntüleniyor.
Kolektif
insan sesi mp3 - Türkçe
14 Ayrım
239,96 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Antoloji
Görüntülenme Sayısı: 1
Konusu:
Edebi bir tür olarak çok uzun bir geçmişe sahip olan mektubun devletler arası ilişkilerden kişilerin kendi aralarındaki alışverişe kadar çok geniş bir kullanım alanı vardır. Yelpazenin bu kadar açılmayıp edebiyatımıza mal olmuş kişilerin mektuplarıyla sınırlandırılmış bu çalışmada, daha çok Cumhuriyet dönemine dâhil kırk beş önemli şahsiyetin özel mektupları yer almaktadır.
Arda Viraf
insan sesi mp3 - Türkçe
12 Ayrım
137,04 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Doğu Felsefesi
Görüntülenme Sayısı: 1
Konusu:
Ardâvîrâfnâme, Sasanîler döneminde yaşamış ünlü Zerdüşt din adamı Ardâvîrâf'ın öteler dünyasına seyahatini yani cennet, araf ve cehennem seferini konu alan bir eserdir. Okur, eser boyunca fizik ötesi evrende iyilikleri karşılığında ödüllendirilmiş gruplar ile, işledikleri suçlardan dolayı türlü türlü dayanılmaz cezalara çarptırılmış toplulukları tıpkı görür gibi olur. Eserin özellikle bu yönü, Zerdüşt inanırları arasında yaygın olarak okunması ve değer kazanmasını sağlamıştır. Değişik dönemlerde İngilizce, Fransızca, Hintçe, Farsça ve Gocerât Dili başta olmak üzere değişik dünya dillerine tercüme edilen Ardavirafnâme, yer verdiği konular, Pehlevice dil ve yazı özelliklerinin yanı sıra; dini, tarihi ve dilbilim konusundaki ayrıntıları açısından da doğubilimciler tarafından önemsenmektedir. Eserin bir diğer önemli özelliği de Sâsânîler çağından günümüze kadar gelmeyi başarmış alanındaki tek eser olmasıdır. Ardâvîrâf’ın ruhuyla gerçekleştirdiği bu kutsal yolculuk ardından anlattıkları, birtakım farklılıklarla İslâm peygamberi Hz. Muhammed’in miraç yolculuğunda gördükleriyle benzerlikler de gösterir.
Fethi Açıkel
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,37 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyaset
Görüntülenme Sayısı: 1
Konusu:
“Devletin kamusallığını, aklını ve evrenselliğini yitirdiği, bir liderin şahsi ve zümrevi bedeninin bir uzantısı haline dönüştüğü bu yapıda, postmodern sultanlık kavramı ile, bir yandan ‘modern öncesi dönemin paternalist devlet geleneklerini’ terk eden, diğer yandan da postmodern otoriter popülist siyasetin karizmatik liderlik modelini birleştiren bir sentezi kastediyoruz. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ‘Lider-Parti-Devlet’ üçlemesini tamamlayan ve ‘devletin şahsileşmesi’ ile ‘şahsın devletleşmesi’ süreçlerini örtüştüren bir despotik sentezi kastediyoruz.” “Kutsal Mazlumluk”tan “Makyavelist Despotizm”e kitabında Fethi Açıkel, AKP iktidarının politik ve ideolojik mekanizmasını söküyor. AKP neden “makul bir muhafazakâr demokrasi geleneği” yaratamadı? Devletin kurumsallık krizi, demokrasi krizi, dış açık ve dış borç krizi,diplomasi krizi ve değerler krizinden oluşan ağır beşli kriz, nasıl meydana geldi? Merkez-çevre paradigmasındaki problem ne? “Yukarıdan modernleşme” siyasetlerini eleştirmektekullanılan “sosyal mühendislik” kavramını hatırlatan “muhafazakâr mühendislik” nedir?İslâmcılığın liberalizmle, popülizmle, ulusalcılıkla eklemlenmeleri nasıl sonuçlar verdi? “Otoriterliğin psikopatolojisi” bütün yazılarda uç veriyor: Mazlumluk psikolojisi, eziklik söylemleri, iktidar fetişizmi, intikamcı tazmin eğilimleri ve melankolik öfke... Sosyal teorinin farklı dallarının birikiminden yararlanan yazılar, geniş bir analitik kavram seti sunuyor. Siyasal kabilecilik ve muhafazakârlığı anti-demokratik bir aşırılık siyasetine dönüştüren post-muhafazakârlık, kitapta verimli bir şekilde işlenen bu kavramlar arasındadır.
Ali Şükrü Çoruk
metin - Türkçe
2 Ayrım
2,00 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Tarih
Görüntülenme Sayısı: 1
Konusu:
Abdülhamit dönemi düşünüldüğünde basın ve yayın alanında akla ilk gelen husus şüphesiz sansür konusudur. Toplumda bu mesele etrafında oluşan kanaat ise çoğu kere Abdülhamit döneminden sonra yazılan hatıratlara dayanmaktadır. Dönemiyle birlikte Abdülhamit’i eleştirmek adına kimi zaman komedi unsurlarıyla beslenen ve olumsuz Abdülhamit imgesini pekiştirmekte etkili olan bu kanaatin gerçeklik derecesinin sorgulanması icap etmektedir. Sansür meselesinin adı geçen dönemle ilgili belgeler ve diğer kaynaklar esas alınarak değerlendirilmesi, bu belge ve kaynakların tetkikinden sonra ulaşılacak bilgilerle mevcut bilgilerin mukayese edilmesi, ayrılan ve birleşen tarafların ortaya çıkarılması ve nihayetinde kesin bir sonuca ulaşılması gerekmektedir. Arşiv belgeleri ise bizi bu amaca ulaştıracak en güvenilir kaynaklar durumundadır. Elinizdeki çalışma Abdülhamit döneminde yaşanan ve bizzat devlet tarafından soruşturulan bir olayla ilgili olarak Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulunan belgelerden hareketle kaleme alınmıştır. Sansür memurlarının hareket tarzı, kalem erbabının sansürle ilgili şikâyetleri ve soruşturma komisyonunun meseleye yaklaşımı hakkında çarpıcı bilgiler içeren bu çalışma, sansür konusunda Abdülhamit sonrasında yazılan yazı ve hatıratlarla birlikte değerlendirildiğinde bütünü görmek adına önemli bir boşluğu dolduracak niteliktedir.
Mehmet Seçkin
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,19 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Şiir
Görüntülenme Sayısı: 1
Konusu:
“aklında kalsın ozanın yazdığı şiirlerin içinde sen kendini bulamıyorsan o sen değilsin, sakın üzerine alınma.” Turani Baba Ülkemiz kaotik bir süreçten geçiyor. Aydınlanma’nın yok edilmeye çalışıldığı ve bu uğurda öz değerlerimizin yok edildiği, cumhuriyet kazanımlarımızın radikal girişimlerle kökten kazınmaya çalışıldığı bir süreçten! Doğal ki, o kültürün tüm üretimleri, isimleriyle birlikte uslardan silinmeye çalışılıyor. Folklorumuz, halk müziğimiz, evrensel ak yüz’ümüz silinerek. Turani Baba, bu varsıllığımızın ayakta durabilen ve savaşımını sürdüren son kuşağından! Bir tarih Turani Baba; bir kültür; bir yurt, bir yarım yüzyılı tüketmiş soluk! Bir haykırış, bir devrimci öz! Kıraç topraklara ferahlık veren Çamlıbel esintisi. Bir pınar! Bir yol! Bir Anadolu ne ise, o işte! Çok yaşa ustam hep var ol. Bize ruhumuzu anlat şiirlerinle. Bize yeni ufuklar aç nefesinle. Unutturma köklerimizi. Çal, söyle. Mehmet Seçkin Daha önceki yazdığı kitaplarda verdiği mesajların paralelinde yazarımızın bu kitabı hazırlamasındaki amacı; kültür, gelenek-görenek ve toplumun yaşam biçiminden oluşan insanları adeta birbirine bağlayan bir köprüdür. Bu köprüyü sürekli ayakta tutmak ve yaşatmak da o toplumun temel görevidir. Bizim kültürümüzün en önemli öğelerinden birisi de türkülerimizdir. Yazarımız bu kitabıyla, günden güne unutturulmaya çalışılan kültürümüzün gelecek kuşaklara aktarılması ve bundan ders alınmasını hedeflemiştir. Bu maksatla çağımızın en önemli kültür temsilcisi ozanlarımızdan biri olan Turani Baba hakkında bilinmesi gereken bilgileri ve şiirleri derleyerek, okurlarımızın takdirine sunmuştur.
metin - Türkçe
22 Ayrım
147,86 KB
Eser Türü: Dersler
Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
Görüntülenme Sayısı: 1
Konusu:
Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AOF) Hellen Ve Roma Tarihi Dersi Çıkmış Sorularıdır.
Mehmet Uysal
insan sesi mp3 - Türkçe
21 Ayrım
245,10 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Felsefe
Görüntülenme Sayısı: 1
Konusu:
Düşüncenin Düşüncesi ile toplumsal aklın tarih boyunca hareketine yeni bir yaklaşım getiriliyor. İşte kitapta işlenen temel tez: Mutlak akılcı idealizm, duyumcu-akılcı idealizm ve materyalizm; toplumsal akıl içinde birbiriyle çelişen üç farklı alan ve üç farklı doğru bilgi anlayışı. Toplumsal aklı tarih boyunca hareket ettiren ve onun bilgi hazinesinin sürekli genişlemesini sağlayan şey, bu üç farklı alan arasındaki çelişkilerdir. Öte yandan, toplumsal akıl dil aracılığıyla birbirine bağlanmış bir bireysel akıllar sistematiği olup, bireysel akılları ve buna bağlı olarak toplumsal aklı harakete geçiren ve bu hareketi sürekli kılan temel etken, canlı yaşamın evrim süreci içinde oluşmuş olan iyilik ilkesi'dir. İyilik'in özü insanın yaşamda kalmasıdır. İyilik ilkesi sadece bireysel ve toplumsal aklı sürekli hareket ettiren temel etken değildir, aynı zamanda insanların mutlak özgürlüğünün temel dayanağıdır.
Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun
metin - Türkçe
2 Ayrım
2,49 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Dilbilim
Görüntülenme Sayısı: 1
Konusu:
Başlangıçtan Yirminci Yüzyıla Türk Dili Tarihi, çok geniş bir alana yayılan dilimizin hikayesidir. Bilinmeyen dönemlerden de çok uzun, uzak ve çetin yollarında kaybolmadan yirminci yüzyıla ulaşmaya çalışan bir tarih ve dil yolculuğu. En kısa dönemler, Sakalar, Hunlar, Köktürkler, Uygurlar, Karahanlılar, Kıpçaklar, Çağatay ulusu ve Oğuzlar... Binlerce anıt, yazıt, eser ve belge... Bunlar üzerinde yapılan yüzlerce araştırma. İşte kitapta bulabileceğiniz konular bunlardır. Her dil dönemini hazırlayana tarihi zemin, her dönem hakkında genel bilgiler, dönemin eserleri ve bu eserler üzerinde yapılan çalışmalar ve nihayet dönemin dil özellikleri: Ses ve biçim özellikleri, söz varlığı. Bu kitap yalnız Türk Dil Tarihi derslerinde değil; Köktürk, Uygur, Karahanlı, Harezm-Kıpçak, Eski Anadolu, Çağatay ve Osmanlı dönemleriyle ilgili derslerde de yararlanılabilecek şekilde hazırlanmıştır. Sadece bir ders kitabı değil; aynı zamanda Türk dil, kültür ve tarihiyle ilgilenen herkesin başvurabileceği bir temel kitaptır.
Prof. Dr. Naciye Ata Yıldız,Doç. Dr. Fatma Ahsen Turan
metin - Türkçe
2 Ayrım
2,93 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Edebiyat
Görüntülenme Sayısı: 1
Erden Akbulut, Erol Ülker
metin - Türkçe
3 Ayrım
17,44 MB
Eser Türü: Kitap
Eser Alt Türü: Siyasi Tarih
Görüntülenme Sayısı: 1
Konusu:
Komintern Dönemi TKP Tarihi üst-başlıklı çalışmanın dördüncü cildi Türkiye Komünist Partisi’nde Yeni Arayışlar 1933-1935 adını taşıyor. Uzun süredir hizipleşme ve polis baskısı gibi sebeplerle zayıflayan TKP örgütünün yeniden oluşturulması için ilk desantralizasyon dönemi başlatılmış ve partinin yönetim sorumluluğu geçici olarak Dış Büro’ya verilmiştir. Avrupa’daki siyasi gelişmeler ise gayet tedirginlik vericidir. Almanya’da Hitler’in Ocak 1933’te iktidara gelmesiyle birlikte, Komintern 6. Kongresi tarafından dünya komünist hareketine çizilen taktik hatta köklü bir değişiklik yaşanır. 1935’te toplanan Komintern 7. Kongresi, giderek ağırlık kazanan faşizme karşı birleşik cephe fikri ve pratiğini tüm komünist partilerin ana mücadele doğrultusu haline getirir. 1933 sonlarında, 1929 TKP davasında hüküm giyenler cezalarını tamamlamış, ayrıca Cumhuriyet’in kuruluşunun 10. yıldönümü dolayısıyla ilan edilen aftan komünistlerin bir bölümü de yararlanmış, böylece TKP kadroları yeniden ayağa kalkabilir duruma gelmiştir. 1934 yılı boyunca yapılan genişletilmiş Dış Büro toplantıları, TKP’nin yeniden örgütlenmesiyle ilgili yepyeni arayışların zeminini oluşturur. Yeni bir Merkez Komitesi ve çalışma anlayışı tespit edilirken partinin geçmiş faaliyetleri ele alınmış ve başarısızlıkların nedenleri irdelenmiştir. Bu arada tüm parti üyeleri gözden geçirilerek geniş bir temizlik harekâtı yapılır ve oluşturulan “kara liste” parti yayın organlarında ilan edilir. Erden Akbulut ve Erol Ülker’in bilgi ve belgelere dayalı bu çalışması Komintern dönemi TKP tarihini olduğu kadar siyasal hayatımızın karanlıkta kalan figürlerini ve onların her türlü baskıya göğüs gererek verdikleri mücadeleyi de aydınlatıyor. İçinde gerçek insanların yer aldığı büyük bir hikâyenin görgü şahitleri kılıyor bizi… Mektup, hatırat gibi kişisel metinlerin de çalışmaya dahil edilmiş olması okurun bu duygusunu destekliyor.

Sayfalar