Eserlere Göre Listeleme

Toplam 7429 sonuçtan 5961 - 5970 arası görüntüleniyor.
  • Sinan Yağmur
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    353 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Leyla Takak
    "Ben babam İbrahim'in duası, Annemin rüyasıyım." -Hz. Muhammed (s.a.v.)- "Allah isterse köle bir kadının onuru için, İbrahim ve İsmail'e Kabe'yi yaptırır." Baba oğul ileride Allah'ın evini yapacakları o seçkin toprağa, Hacer'in mezarını kazmaya başladılar. İsmail ağlaya ağlaya toprağı kazıyordu. İbrahim avuç avuç dua döküyordu çukura... İbrahim'in kederden takati kalmamıştı. Oğlu mezarın kazılmasını tamamladıktan sonra el ele kefeni defnettiler. İsmail kürekle toprak atarken İbrahim yaşlı gözlerle baktı kefenlenmiş Hacer'ine ve usulca söylendi: "Ah oğul! Sen bu mezara benim kalbimi de gömdün..." (Tanıtım Bülteninden)
  • Kylie Scott
    metin
    3 Ayrım
    4,47 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Arthur Schopenhauer
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    211,64 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kadının iç dünyasında büyük yer işgal eden itaat etme ve söz dinleme güdüsünün varlığı, mutlak bağımsızlık konumuna yerleştirilmiş olan her kadının hiç vakit kaybetmeden kendisini öyle veya böyle denetilip yönetileceği bir erkeğe bağlamasından anlaşılmalıdır. Eğer genç ise bu erkek; bir aşık, ihtiyar ise çıkarcı bir rahiptir. (Kitabın İçinden)
  • Kylie Scott
    metin
    4 Ayrım
    2,27 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: GETEM
  • Kylie Scott
    insan sesi mp3 - Türkçe
    37 Ayrım
    884,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuğba Çimenli
    Vegas'ta geçireceği gecenin sabahını hiç de böyle planlamamıştı… Evelyn Thomas'ın yirmi birinci doğum gününü Las Vegas'ta kutlamak gibi büyük planları vardı. Ama kesinlikle akşamdan kalma bir halde banyo zemininde uyanmak, otel odasında son derece yakışıklı ve dövmeli yarı çıplak bir adamın varlığı ve parmağında King Kong'u korkutabilecek boyutta bir yüzük bu planlar arasında değildi. Bir de tüm bunların nasıl olduğunu bir hatırlayabilseydi…
  • Kylie Scott
    metin
    3 Ayrım
    2,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: GETEM
  • Kübra Türker
    metin
    2 Ayrım
    4,56 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Aymelek Gündüz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    252
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Emine Şeker
  • Frederic Beigbeder
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    132
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tülay Onatlı
    Marc Maronnier, Paris’te çalışan, otuzuna merdiven dayamış, konforu yerinde, ama sefih bir hayat süren bir reklamcıdır. Herkes tarafından tanınıyor, partilere davet ediliyor ve sayılıyor. Paris’te, bulaşıcı neşesi ve kıvrak zekâsıyla onsuz bir parti düzenlemek kimsenin aklından geçmiyor. Ama şu işe bakın ki, 1990 yılının güzel bir günü Marc âşık oluyor. Dört yıl sonra evleneceği, mavi gözlü, yumuşak başlı, esmer güzeli Anne, hayatının kadını oluyor. Ama evlendikten sonra aşkın ömrünün üç yıl sürdüğünü anlıyor. Deliler gibi sevdiği karısından yavaş yavaş soğuyarak "komşunun tavuğuna bakmaya" başlıyor. En sonunda da bu tavuklardan birinin dayanılmaz cazibesine kapılarak, yıkıcı ve imkânsız bir ikili ilişkiye giriyor. İki âşık da genç evliler, eşleri onlara hâlâ tutkuyla bağlı, ama onlar, hayatın tek bir insanla paylaşılmak için çok kısa ve basit olduğuna inanıyorlar. Tabiî ki Marc’ın karısı bir sabah sevgili kocacığının kendisini aldattığını fark ediyor. Kavgalar, gözyaşları, acı sözler ve boşanma, bu otuz aylık çılgın tutkuya noktayı koyuyor. Marc bunun üzerine sonu gelmeyecek gibi görünen bir sefahate gömülüyor. Alkol, uyuşturucu, uykusuz geceler, zevk kadınları; basit bir halatla değil, markası ünlü kravatlarla kendini asma isteği vb. Frédéric Beigbeder sağlam bir anlatıyla temel ve modern sorunlara parmak basıyor. Aşk gece kulüplerinde eriyor mu? Örneğin Paris’te neden her üç evli çiftten ikisi nikâh törenini izleyen üç yıl içinde boşanıyor? Ve nihayet, ya yazar haklıysa, aşkın ömrü üç yılsa?..
  • Frederic Beigbeder
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    101,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nadir Erdem
    Marc Maronnier, Paris’te çalışan, otuzuna merdiven dayamış, konforu yerinde, ama sefih bir hayat süren bir reklamcıdır. Herkes tarafından tanınıyor, partilere davet ediliyor ve sayılıyor. Paris’te, bulaşıcı neşesi ve kıvrak zekâsıyla onsuz bir parti düzenlemek kimsenin aklından geçmiyor. Ama şu işe bakın ki, 1990 yılının güzel bir günü Marc âşık oluyor. Dört yıl sonra evleneceği, mavi gözlü, yumuşak başlı, esmer güzeli Anne, hayatının kadını oluyor. Ama evlendikten sonra aşkın ömrünün üç yıl sürdüğünü anlıyor. Deliler gibi sevdiği karısından yavaş yavaş soğuyarak "komşunun tavuğuna bakmaya" başlıyor. En sonunda da bu tavuklardan birinin dayanılmaz cazibesine kapılarak, yıkıcı ve imkânsız bir ikili ilişkiye giriyor. İki âşık da genç evliler, eşleri onlara hâlâ tutkuyla bağlı, ama onlar, hayatın tek bir insanla paylaşılmak için çok kısa ve basit olduğuna inanıyorlar. Tabiî ki Marc’ın karısı bir sabah sevgili kocacığının kendisini aldattığını fark ediyor. Kavgalar, gözyaşları, acı sözler ve boşanma, bu otuz aylık çılgın tutkuya noktayı koyuyor. Marc bunun üzerine sonu gelmeyecek gibi görünen bir sefahate gömülüyor. Alkol, uyuşturucu, uykusuz geceler, zevk kadınları; basit bir halatla değil, markası ünlü kravatlarla kendini asma isteği vb. Frédéric Beigbeder sağlam bir anlatıyla temel ve modern sorunlara parmak basıyor. Aşk gece kulüplerinde eriyor mu? Örneğin Paris’te neden her üç evli çiftten ikisi nikâh törenini izleyen üç yıl içinde boşanıyor? Ve nihayet, ya yazar haklıysa, aşkın ömrü üç yılsa?..

Sayfalar