Eserlere Göre Listeleme

Toplam 7423 sonuçtan 6561 - 6570 arası görüntüleniyor.
  • Semih Yalçın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    396 MB
    Eser Türü: Kitap
    Atatürk'ün dış siyaseti.
  • Ali Mithat İnan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    405,18 KB
    Eser Türü: Kitap
    Avrupa kültür ve uygarlığına temel oluşturmuş ve dünyanın kurumsallaşmış en uzun ömürlü imparatorluğu sayılan Roma'nın, cumhuriyet döneminde en yetkili devlet adamı sayılan çift konsülleri, görev sürelerinin bitiminde, uygulamalarından dolayı görevden çekildikten sonra, görevsel sorumluluk nedeniyle, bir bakıma hesap vermek zorundaydılar. Türk kültür ve uygarlığına temel oluşturmuş ve Türklük tarihinde kurumsallaşmaya olanak hazırlayan Göktürk Kağanları, hatta daha öncekiler de bir yerde Kurultay'a hesap vermek zorundaydılar. O günlerden bu yana, gerçek devlet adamları, resmen olmasa bile uygulamalarının hesabını meclislere değil de kendi halklarının yararına, dönemiyle ilgili yazılı eser bırakarak, bu geleneği dolaylı biçimde sürdüregelmişlerdir. Sezar'ın "Galya Savaşları"; Bilge ve Kültigin Kağanların, çağlara kafa tutan taşlara kazıttırarak, gelecek kuşaklara bıraktıkları "Orhun Abideleri"nden; Hitler'in "Kavgam"ına ve büyük Önder Atatürk'ün "Nutuk" adlı büyük eserine kadar uzanan tarihi süreçlemeden de anlaşılacağı gibi, bu tutum bir bakıma ulusa hesap verme, yol gösterme, ışık tutma ve ulusunun devamlılığına katkıyla, inanç vermedir. Bu eserlerde nerelerden nerelere gelindiği, nelerin yapıldığı veya bir başka deyişle nelerin yapılamadığı ve nelerin yapılması gerektiği anlatılmaktadır. Önderler bu eserleriyle, karizmalarının onlara verdiği yetenekleri sergilemekten, onlarla övünmekten çok, eserlerinin devamlılığını sağlamanın, onları ölümsüzleştirmenin yol ve yöntemlerini açıklayarak böylece gelecek kuşaklara birer belge bırakmayı amaçlamışlardır. Elbetteki bir lider sadece bu tür eserle değerlendirilip yaşatılamaz. Bu baş eserlerinin yanında, bu eserlerin oluşumunu sağlayan, baş eserlerin birikimlerine temel oluşturmuş, ayrıca lider veya önderlerin bir başka yüzünü, yaşamını ve davranışlarını yansıtan, özel defter, not, hatırat, broşür ve benzeri eserleri vardır. Çoğunlukla bu eserler kişinin yaşadığı dönemde değerlendiril
  • Ali Mithat İnan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    284,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: HÜLYA KIZILTAN
    Bu araştırma, içerik olarak bir kişinin not defterlerini; yani özel olarak tuttuğu notları konu almaktadır. Ama bu kişi, Anadolu toprakları üzerinde yaşayan Türk Milleti'nin XX. Yüzyılın ilk yarısında, yeniden doğuşunu sağlayan onurlu bir Milli Mücadele'nin mimarı, kahramanı, önderi olursak; artık bu defterlerdeki notlar, yalnızca o kişinin değil, Türk Milleti'nin tarihini ve dolayısıyla da dünya tarihini ilgilendiren önemli belgeler niteliğine kavuşmuş olur. Atatürk'ün yazısıyla notlar aldığı ve bazen de günlük olarak tuttuğu bu defterler üzerinde yapıları çalışmalarda, her defter tek tek; içerdiği konuları, şu anki durumları ve şekilleri yönünden tanıtılmış, defterlerdeki özel konulara pek inilmeden genel bir inceleme yolu izlenerek, önemli olayları kapsayanlar, diğerlerine oranla daha detaylı şekilde ele alınmıştır.
  • Derleyen: Hulusi Turgut
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    2.06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan: Cem Kandemir
    Çok genç yaşta Atatürk'ün silah ve mücadele arkadaşı, vefatına kadar da onun en güvendiği dostlarından, sırdaşlarından olan Kılıç Ali, kendi gözünden ve kendi yaşadıklarından, tanıklık ettiği olaylardan yola çıkarak Kurtuluş Savaşı ve sonrasını anlatıyor... Oğlu Altemur Kılıç'ın gün ışığına çıkardığı belge ve anıları, gazeteci-araştırmacı Hulusi Turgut derlerdi.
  • Cevat Şenol
    insan sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    420,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hatice Özcan
    Atatürk daha önce de bazı rahatsızlıklar geçirmiştir. Ancak onu esas sarsan, sonunda onu ölüme kadar götürecek olan bir karaciğer rahatsızlığı olan "siroz"dur. Ama sirozun başlangıcını doktorlar 1936 yılına kadar götürürler. Çünkü halsizlik ve yorgunluk Atatürk'te o yıllarda görülmeye başlar. Hastalığın gerçek belirtileri 1937'de ortaya çıkar. Gittikçe sıklaşan burun kanamalarını, vücutta kaşıntılar izler. Ne var ki, bu kaşıntılar değişik nedenlere bağlanır, hatta 1937 sonbaharında karıncaların bastığı Çankaya Köşkü'nde yoğun bir karınca savaşı bile yapılır. Doktorlar, Atatürk'teki belirtileri görmelerine rağmen doğru teşhis koyamazlar ve hastalığın ilerlemesine neden olurlar. 11 Kasım 1923'te Çankaya'da öğle yemeğinden sonra göğsünde ve sol kolunda ağrı hisseden Gazi'yi ve eşi Latife Hanım'ı orada tesadüfen bulunan Dr. Refik Saydam tedavi etmiş ve Atatürk'ün krizi atlatmasını sağlamıştı. Cumhurbaşkanı iki gün sonra, 13 Kasım 1923'te bir kriz daha geçirince, Prof. Dr. Neşet Omer, Ankara'ya çağrılmış ve Atatürk ile Latife Hanım'ı tedavi etmiştir. İstanbul Üniversitesi'nden Prof. Dr. Neşet Omer (İrdelp) rahatsızlığın çok çalışmaktan, yorgunluktan kaynaklandığını, alkolü, tütünü, kahveyi azaltması, dinlenmesi gerektiğini, bu dinlenmenin Akdeniz sahillerinde yerine getirilmesinin iyi olacağını ifade etmişti. 28 Mart 1938'de, Ankara'ya gelen Dr. Fissenger, Atatürk'ü muayene eden ve karın kısmında az miktarda da olsa su toplandığını belirtti. Dr. Asım Aral ve Neşet Ömer beylere durumu açıkladı ve hastanın istirahat etmesini önerdi. Dr. Asım ifadesine göre Türk doktorları, Atatürk'ten çekindikleri için her şeyi olduğu gibi Atatürk'e söyleyemiyorlardı. 30 Mart 1938'de, Atatürk'ün sıhhatinin endişe verici olmadığı ve bir buçuk ay istirahat edeceği açıklandı. 8 Haziran 1938'de, Prof. Dr. Fissenger tekrar Türkiye'ye gelip, İstanbul'da Savarona Yatı'nda Atatürk'ü muayene etti ve 10 Haziran 1938'de gerekli direktifleri verdikten sonra ayrıldı. Atatürk bu rahatsızlığı arasında Hatay sorunu ile çok ilgilenir. Hatta 19 Mayıs 1938'de hasta hasta Mersin'e, İskenderun'a gider. Adana'da güneş altında Türk ordusunun geçit törenini izler. Atatürk, Mersin dönüşü Ankara'ya uğrar. Ankara'da fazla kalmaz, 27 Mayıs günü İstanbura gider. Dr. Reşat Belger'in ifade ettiği üzere, Atatürk'ün hafızasında bir zayıflama olmamıştır. Oysa bunun tersini ortaya atanlar vardı. Ancak, durumu iyi değildi ve Fissenger de durumu iyi görmüyordu. Eylül sonlarına doğru Atatürk'te kımıldayacak hâl kalmamıştı. Hâlsizliğinden sigarayı parmaklarının arasında tutamıyordu. Atatürk, ilk kez ağır komaya, 16 Ekim 1938'de girdi.
  • Cemal Kutay
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    0,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan: Cem Kandemir
    Büyük insanların, ve eğer üstelik bu büyük insan, sahibi olduğu siyasi ve idari kudret yanında, Mustafa Kemal Atatürk gibi bir de şahsen temsil ettiği müstesna kıymetler sahibi ise, çevresinde ister istemez toplanmış kalabalığın yarattığı duvar aşılmaz oluyor: Olayların içyüzü sisleniyor, bu "etraf"ın arzuladığı, tercih ettiği yönde dışarı aktarılıyor. Ve çok hazin ama gerçek, tarih de böyle bir yapı içinde intikal ediyor. Eğer zihinlere yerleşmiş, hatta tarih kitaplarına yer alarak çocuklarımıza öğrettiklerimizin iç yapısını yadırgatabilecek hakikatleri ortaya atmak bir cesaretse ve bunu yerine getirmek vazife ise, elinizdeki kitapta bu yapılmaya çalışılmıştır.
  • Ali Güler
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    İçinde bulunduğumuz 2013 yılı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün aramızdan ayrılışının 75., on beş sene Etnoğrafya Müzesi'ndeki geçici kabrinde bekletilen naşının Anıtkabir'e bir devlet töreniyle nakledilmesi ve defnedilmesinin de 60. yıldönümüdür. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen hala onun hastalığı, ölümü, cenaze namazı, cenaze töreni, defin işlemleri ve Anıtkabir'in inşa süreci ile ilgili olarak bir takım eksik noktalar ve yanlış bilgiler bulunmaktadır. Atatürk'ün menkul ve gayrimenkul birikimi, vasiyeti ve terekesi ile ilgi de çoğu belgeye dayanmayan tartışmalar yapılmaktadır. Adını Atatürk'ün vefatından önceki son sözü olan "Aleykümesselam"dan alan bu eser, Atatürk'ün Dolmabahçe'den Anıtkabir'e kadar olan son yolculuğunu Milli Savunma Bakanlığı Arşivi, Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi ve Anıtkabir Belgeliği gibi üç önemli arşivde bulunan çok sayıda yeni belgeye ve ilk defa burada kullanılan bazı tanıkların anılarına dayanarak anlatmaktadır. (Tanıtım Bülteninden)
  • Ali Güler
    insan sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    531,56 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Esma Sultan Kılınç
    İçinde bulunduğumuz 2013 yılı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün aramızdan ayrılışının 75., on beş sene Etnoğrafya Müzesi'ndeki geçici kabrinde bekletilen naşının Anıtkabir'e bir devlet töreniyle nakledilmesi ve defnedilmesinin de 60. yıldönümüdür. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen hala onun hastalığı, ölümü, cenaze namazı, cenaze töreni, defin işlemleri ve Anıtkabir'in inşa süreci ile ilgili olarak bir takım eksik noktalar ve yanlış bilgiler bulunmaktadır. Atatürk'ün menkul ve gayrimenkul birikimi, vasiyeti ve terekesi ile ilgi de çoğu belgeye dayanmayan tartışmalar yapılmaktadır. Adını Atatürk'ün vefatından önceki son sözü olan "Aleykümesselam"dan alan bu eser, Atatürk'ün Dolmabahçe'den Anıtkabir'e kadar olan son yolculuğunu Milli Savunma Bakanlığı Arşivi, Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi ve Anıtkabir Belgeliği gibi üç önemli arşivde bulunan çok sayıda yeni belgeye ve ilk defa burada kullanılan bazı tanıkların anılarına dayanarak anlatmaktadır.
  • Mehmet Perinçek
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    21,44 MB
    Eser Türü: Kitap
    Atatürk'ün, 1919-1938 yılları arasında Sovyet hükümeti ve Komünist Enternasyonal temsilcileriyle yaptığı görüşmelerin tutanak ve raporları ve diğer resmî belgeler ilk kez bu kitapta yayımlanıyor. Mehmet Perinçek, başta Rusya Toplumsal-Siyasal Tarih Devlet Arşivi olmak üzere, yıllardan beri Rusya'daki devlet arşivlerinde yaptığı çalışmalar sonucu bulduğu yüzlerce "Çok gizli" ve "gizli" damgalı resmî belgelere dayanarak, Kurtuluş Savaşımızın ve Kemalist Devrim'in bilinmeyen yönlerini ve Türk-Sovyet ilişkilerini aydınlatıyor. Bu kitap, Cumhuriyet tarihimizi yeniden yazdıracak önemdeki bilgi ve belgeleri, tarihçilerimizin, araştırmacılarımızın ve okuyucuların bilgisine sunmaktadır.
  • Burhan Göksel
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    232,17 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan: Cem Kandemir
    Bugünün dünyasının, abartmaya kalkmadan, Atatürk'ü bildiğini ve tanıdığını okuduklarımıza ilaveten, dış ülkelerde bizzat izlemekten dolma kıvanç duyanm. Lâkin bu insanlara, her büyük insan gibi O'nun soykütûğü hakkında yeteri kadar bilgi veremememin de daima acısını, hüznünü duyanm. Bizim ku- şaklara düşen önemli bir görev, bu büyük eksiği gidermeye ça- lışmaktır. Bu vazife; herşeyden önce hepimizin bir vefa bor- cudur. Konu üzerinde neyi elinüze geçirebiliısek, bu bilgileri derler ve yayımlarsak bir gün hepsini blraraya getirecek olan Tarihçilerimize ışık tutmuş oluruz. Büyük bir şansla Atatürk'ün ailesinden bugün aramızda yaşayanlardan, akrabasından Nesrin ve Feridun Söğütlüğü gibi dostlarım oldu. Onlar, bu görüşlerime hak vererek ellerinde İtina ile saklanmış belgeleri bana lütfettiler. Kendilerine çok minnettarım, Ben de bu ufak çalışmayı yukandakl içten inanç- la yaptım, sizlere sundum.

Sayfalar