Eserlere Göre Listeleme

Toplam 826 sonuçtan 671 - 680 arası görüntüleniyor.
  • Vahdettin Engin
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    18,19 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Sami Küçük
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    559,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Buğra Zayim
    Osmanlı'nın son döneminden itibaren, ülkenin geleceğinden endişe duyan askerlerin gözü hep siyasi iktidar üzerinde olmuştur. Hemen her dönemde ordu içinde kurulan gizli örgütler, “daha iyi bir yönetim” arzusuyla harekete geçmiştir. Çok sayıdaki bu gizli, ihtilalci oluşumlarda başat rolü hep Rumeli kökenli subaylar oynamıştır. Sonrakileri saymazsak, bu rolün doğrultusu hep demokrasiden yana olmuştur. Mithat Paşa'nın Harp Okulu öğrencileriyle Sultan Abdülaziz'i tahttan indirmesi, ittihatçı Resneli Niyazi ile Enver Paşa'nın dağa çıkmasıyla gerçekleşen Meşrutiyet hareketi gibi, 27 Mayıs da, Türkiye'nin bugüne kadar sahip olduğu en özgürlükçü Anayasa'yı hayata geçirmiştir. Türkiye bu sonucu, 26 Mayıs gecesi asıl görevini yaptığı sırada, komutasındaki güçleri direnme belirtisi gösteren Köşk'e yöneltme cesareti gösteren bir subaya borçludur: Kurmay Yarbay Sami Küçük. Rumeli'den 27 Mayıs'a yok olmanın sınırından dönmüş bir Rumeli çocuğunun, kendisini büyüten ülkesine, canı pahasına duyduğu görev ve sorumluluk öyküsü kadar, 27 Mayıs'ın bugüne değin gölgede kalmış yönlerini de aydınlatmaktadır.
  • Leman Günalp Binici
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    184 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: SABAHAT VAROL İNSEL
    Hükümetler arasında yapılan antlaşmalar, sadece tarihler ve maddeler olarak kalır aklımızda. O da kalırsa...Oysa bireyler üzerindeki etkileri öyle mi ya? Siz hiç, kültür çatışmasının ortasında kaldınız mı? En saf duygularınızda dahi acımasızca damgalandınız mı? Ya da çirkin ördek misali toplumdan dışlandınız mı? Bunca olumsuzluğa rağmen aşkın soluk kesen büyüsüne kapıldınız mı peki? Rumeli'den Anadolu'ya Bir Göçmen Kızı, Nurişah Kim'in ilk romanı. Yoksunlukları, acıları, aşkları ve göçleriyle hepimizin kıyısından köşesinden bulaştığı bir öykü bekliyor bizleri. Düşünün bir... Böylesi bir coğrafyada yaşayıp tüm bunlara yaban ve aykırı durabilen biri var mıdır aramızda? Şimdi, hepimizin ortak olduğu yaşamlar ve duygular bir sinema filmi seyreder gibi geçecek gözlerimizin önünden, ama aslında, biz o sırada bir roman okuyor olacağız..
  • Ali Güler
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    222,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Esra Gürel Altıner
    “Hayatta yegâne fahrim Türk yaratılmamdır” diyerek Türklüğü ile övünen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, baba soyu itibarıyla, hem Anadolu’nun, hem de Rumeli’nin Türkleşmesinde büyük rol oynamış bulunan “Kızıl Oğuz Yörükleri/Türkmenleri”nden; anne soyu itibarıyla da Rumeli’nin Türkleşmesinde yine etkin rol oynamış bulunan ve göçtükleri Konya/Karaman yöresinden dolayı Rumeli’de “Konyarlar” olarak anılan Yörük/Türkmenlerdendir. Dedesi Kızıl Hafız Ahmet Efendi’nin köyü “Kocacık”, bugünkü Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’nin Jupa Bölgesi’nde Debre şehrine bağlı, Türklerin yaşadığı bir köydür. Bu eserde, işte bu “Kızıl Oğuzlar” ağırlıklı olmak üzere “Konyarlar”ın tarihi süreç içindeki faaliyetleri, varlıkları, hatıraları hem Anadolu, hem de Rumeli boyutu ile ele alınmaktadır. “Karaman” ve “Kocacık” mercek altına alınarak, ortak Türk milli kültür unsurları çerçevesinde Atatürk’ün soyu ile ilgili bütün bilgiler değerlendirilmektedir. İlk olarak 2001’de “Karaman’dan Kocacık’a Kızıl Oğuzlar (Atatürk’ün Soyu)” ismiyle yayınlanan ve daha sonra 2017’de “Atatürk’ün Soyu (Kızıl Oğuzlar ve Konyarlar)” ismiyle genişletilerek basılan bu eserimiz şimdi 7 kitaplık “Benim Ailem (Atatürk’ün Saklanan Ailesi)” serisi içerisinde okuyucu ile buluşmaktadır.
  • Nedim İpek
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,46 MB
    Eser Türü: Kitap
    Göç olgusu, Türk tarihinin araştırılması gereken önemli konuları arasında yer alır. Göç, sadece kitlelerin yeni coğrafî bölgelerde yerleşmesi anlamına gelmez. Muhacirler beraberlerinde çözüm bekleyen sosyal, malî, idârî, hukû-kî, ekonomik ve siyasî problemler de getirirler. Osmanlı-Türk toplumu, XVIII. yüzyılın ikinci yarısından günümüze kadar hemen hemen sürekli olarak göç mes'elesiyle karşı karşıya kalmıştır. Yakın dönem Türk göç tarihinin en önemli noktalarından birini ise "Doksan üç Muhacereti" oluşturur. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Rus ve Bulgarların izlediği siyaset sonucu, işgale uğrayan Osmanlı topraklarındaki Müslüman ahâli göç etmek zorunda kalmıştır. Savaş sonrası da devam eden bu göç hareketi, Osmanlı Devleti'nin sosyo-ekonomik ve nüfûs yapısına büyük ölçüde tesir etmiş ve köklü değişikliklere yol açmıştır. Ayrıca, Balkanlar'da bazı millî devletlerin ortaya çıkmasına da zemin hazırlamıştır. Konuyla ilgili olarak daha savaş esnasında ve savaş sonrası Rumeli ve Anadolu'da "Rus mezâlimi" üzerine küçük bir vesikalar külliyâtı ve Müslüman ahâlinin Berlin Kongresi'ne sunduğu dilekçeler neşr edilmiştir1. Ayrıca, Süleyman Paşa'nın ve Halil Sedes'in eserlerinde konuyla ilgili bazı vesikalar yayınlanmıştır2. Öte yandan, Bilâl N. Şimşir, ilmî esaslara bağlı olarak 1877-1885 tarihleri arasında konuyla ilgili Türk, Fransız ve ingiliz vesikalarını üç cilt halinde neşr etmiştir3. Buna karşılık, Başbakanlık Osmanlı Arşivi'ndeki vesikalar ilmî esaslara bağlı olarak yayınlanmamıştır. Yalnız, irade tasnifindeki göç mes'elesiyle ilgili vesikalardan bir kısmı, İÜ. Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü, Yakınçağ Tarihi Anabilim Dalı (Kürsü) öğrencileri tarafından "Mezuniyet Tezi" olarak hazırlanmıştır
  • Osman Tunaboylu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    726,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Atiye Güneş
    Doksanüç Harbi'nden bu yana Rumeli'den esen deli bir rüzgar, milyonlarca Balkan Türkünü evlerinden, yerlerinden edip saçıp savuruyor. Rumeli'den Esen Yel, bu rüzgara kapılan Hanife ile Ahmet'in öyküsü. Ama bu öykü sadece Dobruca'da doğup büyüyen, kaderleri İkinci Dünya Harbi'nin başında kesişip evlenen; Dobruca'nın savaşın daha başında el değiştirmesi üzerine bir gün kendilerini apansız Bulgarya'lı buluveren, Bulgar faşizminin dehşetini, ardından Alman ve Rus işgalini yaşayan, savaş bitti, kurtulduk derken komünizmin pençesine düşüverince, ömür boyu onların hasretiyle yanmak pahasına bütün yakınlarını, bütün sevdiklerini ve her şeylerini bırakıp çocuklarının geleceği için bir başlarına göç yoluna düşen gencecik iki insanın oradan oraya savrula savrula ta Almanya'ya kadar uzanan çileli yolculuklarının öyküsü değil; Rumeli'den Esen Yel, onların öyküsü olmasının yanı sıra, bir devrin ve özellikle İkinci Dünya Harbi sonrası Türkiye'sinin öyküsüdür.
  • Gökhan Gökçe
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    733 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İbrahim Çelen
    Tam 3819 kişi mübadele sonrası göç yollarında şehid oldu. Bu, sadece resmi verilere yansıyan rakamlar. Şehadete eremeyenler de sonbahar rüzgâralrının önündeki yapraklar gibi Türkiye'nin dört bir yanına sürüklendiler. Bütün zenginliklerini, komşulukalırnı, hatıralarını arkalarında bırakan bu insanları sadece yollarda değil vardıkları yerlerde de büyük sıkıntılar bekliyordu. Bu kitap, göç yollarında dağılan, sonra yeniden toparlanan bir ailenin hikâyesi olmanın yanı sıra o dönem siyasetine de tarafsız bir gözle bakıyor.
  • Elspeth Huxley
    insan sesi mp3 - İngilizce
    2 Ayrım
    18,58 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Barbara Hannay
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    494,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan: Kitap Sevenler
    Aşk Romanı
  • Didem Tamtunalı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    18,85 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Dolunay Yalçın
    Tolstoy, İnsan Ne İle Yaşar'daki öykülerinde insanın özünde iyilik olduğunu vurgular. Şeytan ve meleği temsil eden karakterleri öykülerinde kullanarak, insanın er ya da geç iyiliğin peşinden gidebileceğini anlatmak ister. Tolstoy 1885'te yayımlanan ve bu esere adını veren "İnsan Ne İle Yaşar" adlı öyküde, insanların özünde iyilik olduğunu ve her ne olursa olsun iyilik yapması gerektiğini anlatır. "Peki insanların içinde hiç mi kötülük yoktur?" diye bir soru akla geldiğinden ise yazarın başka bir öyküsüne göz atmak yeterli olacaktır. "İnsana Ne Kadar Toprak Lazım?" öyküsünde de bu sorunun cevabını buluruz.

Sayfalar