Eserlere Göre Listeleme

Toplam 7423 sonuçtan 6791 - 6800 arası görüntüleniyor.
  • Seza Sinanlar
    insan sesi mp3
    12 Ayrım
    308,66 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Fulya _
    Tarihi yarımadanın en görkemli yapılarının arasında sessiz bir koridor; çevresindeki anıtsal yapıları ziyarete gelenler için soluklanılacak bir mekân. Burası Sultanahmet Meydanı, ya da eski adıyla Atmeydanı. Bu meydan Bizans'tan Osmanlı'ya ve Cumhuriyet'e uzanan tarihi geçmişiyle sayısız olaya tanıklık etti. Bugün ortasında Dikilitaş, Örme Sütun, Burmalı Sütun ve Alman Çeşmesi'yle bakımlı bir park görünümünde olan bu meydan aslında Bizans'ın Hipodrom'uydu. Dönemin ünlü araba yarışı takımları burada boy ölçüşürken, tirübünleri dolduran binlerce taraftar, ortada yer alan anıtların çevresini kuşatan parkurda yarışan ünlü sürücülere tezahürat yapardı. İmparatorlar halkın desteğini bu meydanda aldı. Cellatlar idam hükümlerini burada yerine getirdi. Bizans halkı imparatora karşı burada ayaklandı. Atmeydanı, Osmanlı döneminde de önemini korudu ve şehzadelerin sünnet düğünleriyle yeniçeri ayaklanmalarına tanıklık etti. İlk Osmanlı sergisi, Sergi-i Umumi-i Osmani burada açıldı. 20. yüzyılın ilk çeyreğinde yaşanan en büyük olay ise burada art arda düzenlenmiş Sultanahmet mitingleri oldu. İlki 23 Mayıs 1919 tarihinde İzmir'in işgalini protesto amacıyla yapılmış olan mitinge binlerce kişi katıldı, kürsüye gelen Mehmed Emin Efendi (Yurdakul), Halide Edip Hanım (Adıvar) ve Selim Sırrı Efendi (Tarcan) Osmanlı topraklarının işgaline karşı direniş çağrılarını buradan yaptı. Bu kitap anıtları, infazları, ayaklanmaları ve şenlikleriyle bir meydanın tarihini anlatıyor.
  • Marc David Baer
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    6,58 MB
    Eser Türü: Kitap
    Marc David Baer’in çeşitli akademik dergilerde yayımlanan makalelerinden oluşan Atmeydanı’nda Ölüm, Osmanlı tarihinin kara deliği olan 17. yüzyıla odaklanıyor. Yarısı IV. Mehmed’in iktidarıyla geçen bu yüzyıl, hoşgörünün ortadan kalktığı, din içi ve dinler arası ilişkilerde şiddetin yükseldiği bir dönemdi. Baer, daha Müslüman bir toplum oluşturulması için şiddeti gerekli gören, köktendinci Kadızâdeli hareketinin bu dönemde zirveye çıkışının nedenlerine yakından bakıyor ve bu hareketin etkisi altına giren devletin yürüttüğü yaygın İslamlaştırma çabalarını farklı örnekler üzerinden ele alıyor. 1660 yılında İstanbul’da, özellikle Hıristiyan ve Yahudilerin yoğun olarak yaşadığı mahalleleri etkileyen büyük yangının Osmanlı hanedanı nazarında şehrin İslamlaştırılması için bir fırsat yarattığını öne süren Baer’e göre, kadınların eski hayatlarından kurtulma şansı gibi gördükleri ihtida da bu İslamlaştırma çabalarına katkıda bulunuyor. Zina yaptıkları iddia edilen Yahudi bir adamla Müslüman bir kadının idamlarını konu alan makalesinde, bu ağır cezanın toplumsal cinsiyet düzeninin ve dini hiyerarşinin korunmasına hizmet ettiğini gösteriyor. Dönemin vakanüvisleriyle başka tarihçileri karşılaştıran Baer, padişahın iktidarını güçlendirmek amacıyla tarihyazımını kullanarak ideal sultan imgesi çizdirme yönündeki çabalarının sonuçlarını gözler önüne seriyor. Hoşgörü ve ihtidanın tartışıldığı son bölümde Baer, hoşgörünün temelinde bir eşitsizlik olduğunu, Osmanlı’nın toplumsal cinsiyet, din ve sınıf farklarını bu eşitsizlik üzerinden yönettiğini savunuyor. Marc David Baer, London School of Economics and Political Science Uluslararası Tarih Bölümü’nde profesör.
  • Ben Lerner
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    358,89 MB
    Eser Türü: Kitap
    Amerikalı genç şair Adam Gordon, İspanya İç Savaşı üzerine çalışmak için bir “şiir bursu”yla Madrid’e gelmiştir. Ancak Adam buradaki zamanının büyük bölümünü aylaklık etmekle ve sahte biri olduğu şeklindeki endişesini kimisi yaratıcı kimisi alışıldık çeşitli yollara başvurarak bastırmakla geçirir. Sahtelikle sahicilik arasındaki sınırın bulanıklaştığı teknoloji ve medikasyon çağında şiir ve sanatın bir geçerliliği, hatta imkânı kalmış mıdır? Her şey kendi üstüne dönen dil oyunlarından ibaret görünürken hakiki bir deneyime ulaşmak hâlâ mümkün müdür? Atocha’dan Ayrılış’ın kafası karışık kahramanı bu tür sorularla boğuşur ve iki kadın arasında savrulurken her şeyi değiştiren bir olay yaşanacak, Adam Avrupa’da bir Amerikalı olarak kendini Tarih’le yüz yüze bulacaktır. Atocha’dan Ayrılış günümüzün en önemli yazarlarından Ben Lerner’ın ilk romanı. “Atocha’dan Ayrılış hafiflik ve ağırlığın büyüleyici bir karışımına sahip. (…) Lerner, geleneksel romanların çoğunun hantal olay örgüleri, sahneleri ve ‘çatışma’ları yüzünden ıskaladığı bir şeyi kayıt altına almayı amaçlıyor: Düşüncenin sürüklenişi; hayatın dramdan yoksun tarafının anlamsızca geçip gidişi…” James Wood, The New Yorker “Baştan sona büyüleyici. Lerner’ın kendinden nefret eden, yalancı, aşırı ilaca maruz kalmış, hem zeki hem budala kahramanı unutulmaz bir karakter ve sesinde kendine özgü bir komedi var.” Paul Auster
  • Sebastien Balibar
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    7,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    İnsan Evren’in neresinde? Atomların içinde neler oluyor? Einstein her zaman haklı mıydı? Yakın gelecekte Evrende başka yaşam formları bulacak mıyız? Ve global ısınma konusunda neler yapılmalı? Günümüz fizik dünyasının önde gelen otoritelerinden Sebastien Balibar, kendi yaşamından öyküler kullanarak fizik biliminin en düşündürücü güncel sorularını aydınlatıyor. Atom ve Elma, çevremizde olup bitenlerle ilgileniyor –çevremizde gördüğümüz ancak gerçekte pek az anlayabildiğimiz konularla- ve bilimin gündelik hayatın fenomenleri üzerinden heyecan verici bir macera olabileceğini gösteriyor. Balibar, fiziğin keşif sahası kapsamındaki on iki problemi irdeliyor ve kitabın her bir öyküsünde bunlardan birini işliyor. Kaos teorisi, kozmoloji, akışkanlar mekaniği ve klimatoloji (iklim bilim) gibi alanlara bakıyor. Dünya’nın yaşını nasıl bulduğumuzu, Evren’in giderek hızlanan biçimde genişlediğini nasıl bildiğimizi ve çam kozalaklarının ve ayçiçeklerinin spiral yapılarının neden matematikteki Altın Oran ile alakalı olduğunu açıklıyor. Atomların birlikte davranışlarının nasıl olup da lazer ışınları, süper-iletkenler veya süper-akışkanlar gibi kuantum fiziğinin muazzam sonuçlarını yaratabildiklerini dikkatle inceliyor. Balibar, bizleri doğal dünyadan bir seçkiyi incelemeye davet ederken, bir yandan da çocukluk çağı ve tutkuyla bilime adadığı kendi yaşamından kesitler de öyküleştiriyor.
  • Phil Roxbee Cox - Max Personage
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    41,8 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ebru Şahiner
  • Phil Roxbee Cox, Max Parsonage
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    42.4 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ebru Şahiner
    Atom adını verdiğimiz küçük parçacıkların araştırılması bilimin en heyecan verici yanlarından biri; bunun nedeni de bilim adamlarının bu alanda sürekli olarak yeni bilgilerle bizleri tanıştırmaları. Atom ve Molekül, atomların iç yapısının ele almasının yanı sıra atom bombası gibi bazı önemli buluşların bazı bilinmeyen yönlerini de açıklığa kavuşturuyor.
  • Steven Weinberg
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Nobel Ödüllü parlak bir çağdaş kuramsal fizikçi olan Steven Weinberg, Atomaltı Parçacıklar'da elektron, proton ve nötronun keşfini olanaklı kılan yirminci yüzyıl fiziğindeki ana gelişmelerin öyküsünü, klasik fiziğin bu keşiflerde önemli roller oynamış temelleriyle birlikte anlatıyor. Tıpkı Einstein, Eddington ve Feynman gibi Weinberg de, kendi konusunu herkesin anlayabileceği bir biçimde anlatma yeteneğine sahip: Böylece, atom ağırlıkları, Dalton'un sabit oranlar yasası, elektroliz, elektron yükünün ölçümü, radyoaktivite ve benzeri konular, Weinberg'in kalemi sayesinde akıcı öykülere dönüşüyor.
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
    Seslendiren: Burcu Kahraman

    İlaç prospektüsüdür.

  • insan sesi mp3 - Türkçe
    Eser Türü: İlaç Prospektüsleri
    Seslendiren: Sibel Özkan Tarım

    İlaç prospektüsüdür.

  • Peyami Safa
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    307,75 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan: Cem Kandemir
    Attilâ Peyami Safa'nm yegâne tarihî romanıdır. 1940 yılların başlarında yazılmıştır. Yazar bu eseriyle, Attilâ gibi büyük bir Türk cihangirinin devrine ve kişiliğine ilk defa bir Türk gözüyle bakmış, Batı dünyasının "geçtiği yerde ot bitmez" diye karaladığı bir devlet adamı ve kumandanı Türk gözüyle değerlendirmiştir. Yazar, yabancı kaynaklardan ve özellikle Bizans tarihçilerinin verdiği bilgilerden yola çıkarak eserini yazmıştır. Çelik iradeli, demir disiplinli bu Türk hakanının, şahsî ilişkilerde yumuşak huylu, zengin gönüllü, engin merhametli, kendisine sığınanlara karşı hassas yürekli bir insan olduğunu ortaya koymuştur.

Sayfalar