Kendinizden nefret ediyorken bir başkasını sevebilir misiniz?
Ellison Edson iyice dibe vurmuştu. Ailesinin Colorado’daki sayfiye evinde kalıyordu ve kontrolsüz davranışlarıyla nihayet ailesinin dikkatini çekmeyi başarmıştı; fakat bu pek de umduğu şekilde olmamıştı. Her zaman elinin altında olan para kesilmişti ve başının çaresine bakması için yalnız bırakılan Ellie, daha da kontrolden çıkarak sonunda geri alamayacağı bir hata yapmıştı.
Tıpkı ikiz kardeşi Taylor gibi Tyler da bir hotshot olarak görev yapıyor ve orman yangınlarını söndürmek için ön saflarda savaş veriyordu. Çekici olduğu kadar kendini beğenmiş de olan Tyler’ın hayat tarzı, tek gecelik ilişkiler için biçilmiş kaftandı. Bir partide Ellie ile tanıştığında, kızın uçlardaki kişiliği ve umursamaz davranışları onu etkilemişti. Ancak Tyler, hisleri derinleştikçe, sevdiği kadının başa çıkmaya çalıştığı kötü yanının bir Maddox erkeğinin şimdiye kadar karşılaştığı en büyük düşmanı olduğunu fark edecekti.
Bu kitapta; eşinizi, kayınvalidenizi, gelininizi, damadınızı, çocuklarınızı, annenizi, babanızı, büyükannenizi... göreceksiniz.
Aile bağlarını güçlendirmenin, eşlerin her ikisinin de zararlı çıktığı hesapları kapatmanın, yepyeni muhabbetler başlatmanın, aile hayatına canlı renkler katmanın, yaşama sevincini her dakika tatmanın, can sıkıcı günleri unutmanın, evliliği ayakta ve zinde tutmanın sırlarını bulacaksınız.
Her hikâye bir şifa kitabının satırları gibi...
Ağlayan bebek, yatak odasında, annesinin kucağındaydı.
Küçük karyolanın olduğu odanın kapısı ise açıktı. Bir hamlede içeri girdim ve karyolanın üstüne çıkıverdim. Aman Allah’ım ne yumuşak şeydi bebeğin yatağı. Üstelik kupkuruydu. Sağa sola göz gezdirdim. Kimsenin gelmediğini görünce yapacağımı yaptım. O kupkuru yatak şimdi ıpıslaktı! Alelacele indim karyoladan ve bir köşeye çekilip olacakları seyretmeye başladım.
Petersburglu üç general, yumuşacık koltuklara oturmuş, bir yandan sohbet etmekte, bir yandan da şampanyalarını yudumlamaktadırlar. Dostoyevski’nin deyişiyle: ‘güzel ülkemizin değerli çocuklarının’ kalkınma hareketlerine giriştikleri yıllardır. Rusya’da çarlığın çözülmeye başladığı, pek çok şeyle birlikte askerî bürokrasi ile yoksul memur sınıfı arasındaki ilişkilerin de değişmeye yüz tuttuğu yıllar. İşte bu davette generallerden biri, bu kısa romanın kahramanı olan İvan İlyiç, aşağı dereceden memurlara karşı iyi davranışları savunmaya başlar. Ona göre önlerinde açılan yeni dönemin özelliği bu olacaktır: insanseverlik. Ama general önce arkadaşları arasında alay konusu, sonra da içkinin etkisiyle çıkıp dışarıda tatsız bir olaya neden olur. Tatsız Bir Olay, Dostoyevski’nin erken uzun öykülerinden biri. Ama son derece çağdaş bir yazınsal ve düşünsel başyapıt.
Petersburglu üç general, yumuşacık koltuklara oturmuş, bir yandan sohbet etmekte, bir yandan da şampanyalarını yudumlamaktadırlar. Dostoyevski’nin deyişiyle: ‘güzel ülkemizin değerli çocuklarının’ kalkınma hareketlerine giriştikleri yıllardır. Rusya’da çarlığın çözülmeye başladığı, pek çok şeyle birlikte askerî bürokrasi ile yoksul memur sınıfı arasındaki ilişkilerin de değişmeye yüz tuttuğu yıllar. İşte bu davette generallerden biri, bu kısa romanın kahramanı olan İvan İlyiç, aşağı dereceden memurlara karşı iyi davranışları savunmaya başlar. Ona göre önlerinde açılan yeni dönemin özelliği bu olacaktır: insanseverlik. Ama general önce arkadaşları arasında alay konusu, sonra da içkinin etkisiyle çıkıp dışarıda tatsız bir olaya neden olur. Tatsız Bir Olay, Dostoyevski’nin erken uzun öykülerinden biri. Ama son derece çağdaş bir yazınsal ve düşünsel başyapıt.
Defne, bir sabah uyandığında en sevdiği oyuncağı Tavşan Tatuş'u bulamadı. Annesiyle birlikte her yere baktılar ama tatuş hiçbir yerde yoktu. Kahvaltıdan sonra odasına geçen Defne kendisine seslenildiğini duydu. Bu ses, Defne'nin uzun süredir oynamadığı oyuncakların olduğu kutudan geliyordu. Bakalım Defne, tavşanını bulabilecek mi?
Fikri Şehribanoğlu’nun yazdığı ve bir dönemin belgesi niteliğindeki bu kitapta, 1915 yılında Rusların Van'ı işgalini, bir ailenin yaşadıkları bağlamında anlatılıyor. Kitap, gerçek bir öyküden yola çıkılarak, birinci elden hatıralarla yazıldığı için o dönemin olaylarına ışık tutacak bilgiler içeriyor.