En Son Eklenenler

Toplam 58378 sonuçtan 811 - 820 arası görüntüleniyor.
  • Yuval Ben Bassat, Eyal Ginio
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    9,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    1908 Devrimi doğurduğu değişim beklentisiyle pek çok siyasi ve toplumsal süreci tetiklemiştir. O dönemde Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yer alan Filistin de bu değişim dalgasından etkilenen bölgelerdendir. Dönemin uzmanlarını bir araya getiren bu derleme, Jön Türk yönetiminin Filistin’deki toplumsal ve siyasal hayata etkisini inceliyor. Kutsal Topraklar’ın uluslararası arenadaki önemi, yabancı hükümetlerin ve örgütlerin faaliyetleri, nüfusunun heterojen yapısı ve Yahudi göçü gibi nedenlerle özel bir yerde duran Filistin, Jön Türk dönemini farklı açılardan yansıtan bir prizma niteliğinde. Jön Türklerin Filistin’i, Devrimin ardından gelen reformlar ve modernleşme, Filistin’deki Yahudi-Arap çatışmasının kökeni, Arap ve Filistin kimliklerinin şekillenmeye başlaması, Osmanlı Yahudileri, azınlıklara yönelik politikalar, cemaatler arasındaki ilişkiler ve genel olarak Osmanlı tarihinin son dönemi hakkında ideal bir kaynak.
  • Suraiya Faroqhi
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    16,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    Ekmek Aslanın Ağzında, Osmanlı tarih çalışmalarında uzun süre ihmal edilmiş bir alana, Osmanlı coğrafyasında el emeğiyle üretim yapmış ve hayat mücadelesi vermiş “zanaatkâr”ların hayatlarına odaklanan araştırmalardan oluşuyor. İktisat tarihinin coğrafi bilgi sistemi gibi yeni araştırma yöntemleriyle, sosyal tarih ve arkeolojiyle yaratıcı şekillerde birleştirildiği bu makalelerden, İstanbul’dan Şam’a, Kahire’den Kütahya’ya kadar Osmanlı şehirlerinin sokak ve çarşılarında yüzyıllarca faaliyet göstermiş terzihane ve hamamlarda, marangozhane ve kahvehanelerde, fırın ve değirmenlerde, ayakkabıcı, berber, bıçakçı, demirci, mumcu, sahaf, kasap, kürkçü ve attâr dükkânlarında gündelik hayatın neye benzediğini, esnafı birbirine ve devlete karşı koruyan idari-ahlaki-manevi örgütlenmenin, yani “lonca” sisteminin nasıl işlediğini, nasıl bir dönüşüm geçirdiğini ve sonunda nasıl çözülüp yok olduğunu öğreniyoruz.
  • Robert Ousterhout
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    23,79 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sanat
    Konusu:
    Bizans mimarisini, ağırlıklı olarak da dokuzuncu yüzyılla on beşinci yüzyıl arası Konstantinopolis bölgesinde inşa edilmiş olan kiliseleri inceleyen Robert Ousterhout, tasarım ve inşaat süreçlerinde en sık karşılaşılan sorunları tespit ediyor. Yazılı kanıtları, arkeolojik kayıtları ve özellikle de ayakta kalmış olan yapıları analiz ederek Bizans mimarisinin, bilindiğinden çok daha yaratıcı ve yenilikçi olduğu sonucuna varıyor. Ousterhout, ustaların tuğla ve harçtan çatı kiremitlerine, temellerden kubbelere kadar tüm malzemeleri nasıl seçtiklerini, ürettiklerini ve kullandıklarını anlatıyor. Zengin süslerle dekore edilmiş, mermer levhalar, mozaik ve fresklerle kaplı kilise iç mekânlarını, karmaşık ikonografik programlarıyla birlikte, yapı ustasının görüşleri çerçevesinde konumlandırıyor. Ousterhout, aynı zamanda Rusya, Balkanlar ve İsrail’deki ustalara da değiniyor.
  • Steven Mithen
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    8,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Arkeoloji
    Konusu:
    Gezegenimiz küresel bir su kriziyle karşı karşıya. Biliminsanları, tatlı su kaynaklarındaki tükenişin 2050’de dünya nüfusunun yüzde 75’ini etkiler hale geleceğini öngörüyor. Sınır tanımayan bir kentleşme, doğanın tahrip edilmesi ve iklim değişikliği bu krizin başlıca körükleyicileri. Steven Mithen, yaşadığımız su krizini Susuzluk’ta tarihsel bir perspektif sunarak ele alıyor. Neolitik Devrim’den bu yana su, bir meta ve ekonomik güç kaynağı olarak görülmüştür. Tarih birbirinden iddialı su yönetim projeleri ve hidrolik mühendisliği örnekleriyle doludur. Mithen, okuru zamanlar arasında bir yolculuğa çıkarıyor: Tarımsal sulamadaki başarılarıyla uygarlık haline gelen Sümerlerden çölün ortasında bir vaha yaratan Nebatilere, sifonlu tuvaletin mucidi Minoslulardan Roma İmparatorluğu’nun hamamlarına, Konstantinopolis’in şehirler arası sukemerlerinden Çin’in su kanallarına dünyanın dört bir yanına uzanan Susuzluk, geçmişin deneyimlerini geleceğe yol göstermek üzere bir araya getiren kapsamlı bir kitap. Steven Mithen arkeoloji profesörü, Reading Üniversitesi’nde rektör yardımcısı.
  • Simone de Beauvoir
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    5,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Deneme
    Konusu:
    “Kadın doğulmaz, kadın olunur”. Bu meşhur cümle, 1949 tarihli İkinci Cinsiyet’in odak noktasını oluşturur. Simone de Beauvoir böylece cinsiyet meselesini doğanın alanından çıkarıp kültürün ve tarihin alanına yerleştirirken, bir anlamda toplumsal cinsiyet tartışmasını da erkenden başlatmış olur. Bunu yaparken hem varoluşçuluk, fenomenoloji ve yapısalcı antropoloji gibi kendi çağdaşı olan düşünceleri hem de Hegel ve Marx gibi felsefe klasiklerini cinsiyet düzleminde yeniden okur. Beauvoir’a göre kadın, kendine has bir durum tarafından, tarih boyunca farklı koşullar altında yeniden üretilen Başkalık durumu tarafından belirlenmiştir: Kadın ile erkek arasında eşitsizlik vardır, kadın ikinci cinsiyettir ve hem bireysel hem de toplumsal bakımdan ezilmiştir. Bu durumun temelinde yatan öncesiz sonrasız kadınlık efsanesi, ataerkilliğin başlıca unsurlarındandır. Ataerkillik sadece kadını değil, erkeği de bu çerçevede üretir ve belirler. Öyleyse kadın ile erkek arasındaki eşitsiz ilişki kadının veya erkeğin doğasından kaynaklanmaz. Kadın ve erkek, doğal veya biyolojik belirlenimlerden ziyade tarihsel ve kültürel birer kurgudur. Öte yandan kadının ezilmişliği diğer ezilenlerin durumundan farklıdır. Kadınlar, aralarındaki farkları aşan ve kapsayan kadınlık durumunun bilinciyle hareket etmezler. Öncesiz sonrasız kadınlık efsanesinin etkisi altında kadın içkinliğe hapsolmuş, adeta içkinlikle özdeşleşmiştir. Bu kavramsal çerçeveden hareketle Beauvoir, kadının özgürlüğü, ev içi emek, annelik, evlilik kurumu, kadın bedeninin tahakküm altına alınması gibi, feminist düşüncenin güncel meselelerine dokunan birçok konuyu tartışmaya açar. Son kertede kadın ve erkek kurgularının tarihin diyalektik hareketine tâbi olduğunu ve bu hareket içinde aşılıp yıkılacağını düşünür. Ama bunun olmazsa olmazı kadının etkili eylemidir. Kadının ve erkeğin özgürleşmesi Beauvoir düşüncesinde kadının dünyada eylemesiyle ve üretmesiyle mümkündür ancak. 1970’lerden beri Türkçe basımı bulunmayan İkinci Cinsiyet’i yeni çevirisiyle Türkiyeli okura sunuyor, feminizm tartışmalarına katkıda bulunmasını diliyoruz.
  • Şeyla Benhabib
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    16,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Hukuk
    Konusu:
    Bu kitap, söylem etiği ve iletişimsel rasyonaliteye dayanan bir teori üzerinden, modern dünyayı şekillendiren daha geniş toplumsal dönüşümler çerçevesinde insan hakları felsefesi ve politikasını tartışıyor. Uluslararası insan haklarının, neoliberal imparatorluğun dünya hâkimiyeti şiarına indirgenmesine ya da muhafazakâr bakış açısıyla yasal kozmopolitliğin demokratik özerkliğe saldırı olarak görülmesine karşı çıkan Şeyla Benhabib, bu antitezlerin ötesine geçebilmek için iki temel kavram öne sürüyor. Uluslararası insan hakları normlarının "demokratik yineleme" süreçleriyle bağlama oturtulması gerektiğini; dahası, bu normların, toplumsal ve siyasi mücadele alanlarına yeni aktörlerin girmesini sağlayan "hukuk yaratıcı gücü" olduğunu söylüyor. Dünyaca ünlü siyaset kuramcısı Şeyla Benhabib, Türkçe basıma yazdığı önsözün de bulunduğu bu kitabında, insan haklarının bugün her zamanki kadar güncel ve acil olduğunu savunuyor. Küresel kapitalizmin, egemenliği, vatandaşlığı ve hukuku nasıl dönüştürdüğünü, soykırımdan Almanya, Fransa ve Türkiye'de türban meselesi vakalarına uzanan çeşitli örneklere bakarak irdeleyen yazar, buna karşılık, yeni kozmopolit insan hakları normlarının yükselişinde önemli bir açılım görüyor. Şeyla Benhabib Yale Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Felsefe Bölümünde Eugene Meyer profesörüdür. Ötekilerin Hakları: Yabancılar, Yerliler, Vatandaşlar ve Eleştiri, Norm ve Ütopya: Eleştirel Teorinin Temellerine Dair Bir İnceleme isimleriyle iki kitabı Türkçe'ye çevrilmiştir.
  • Tahire Erman, Serpil Özaloğlu
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    12,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Sosyoloji
    Konusu:
    Tek başımıza hatırladığımız ve unuttuğumuz gibi hep beraber de hatırlar ve unuturuz. Ortak hatıralarımızı, “toplumsal bellek”i taşıyan, şekillendiren ve dönüşüme uğratan en önemli etkenlerden biri de mekândır. Neyi, nasıl hatırladığımız, nerede hatırladığımızla çok yakından ilişkilidir. Bir Varmış Bir Yokmuş’ta, toplumsal bellekle mekân arasındaki bu ilişki kuramsal araştırmalar ve vaka çalışmaları aracılığıyla tekrar tartışmaya açılıyor. Çeşitli akademik disiplinlerden otuz altı yazar, belleklerin mekânlarda, mekânların da belleklerde bıraktığı izleri takip ederek Türkiye’nin son yetmiş yılda geçirdiği hızlı toplumsal (ve mekânsal) değişimin hatlarını netleştirmeye çalışıyor. İstanbullu aileler ahşap konaklardan apartman dairelerine taşınırken neler değişti? Artvin’de barajlar sadece köyleri mi yok etti? Kentsel dönüşüm, mağdurlarının belleklerinde gecekondu geçmişini nasıl bir dönüşüme uğrattı? Müzeye dönüştürülen bir cezaevi belleği nasıl yeniden inşa ediyor? 1980 darbesi edebiyat ve sinemada nasıl hatırlandı? Bir Varmış Bir Yokmuş, belleğin karmaşık işleyişinin hakkını veren, hatırlamanın “sahip olmak”, unutmanın da “yokluk” anlamına gelmediğini gösteren taptaze bir çalışma. Tahire Erman, Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde doçent. Serpil Özaloğlu, Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı bölümünde öğretim görevlisi.
  • Robert Darnton
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    13,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Konusu:
    1730’ların Paris’inde bir matbaanın çırakları kendi kurdukları mahkemelerde yargıladıkları kedileri ölümle cezalandırırlar. Bu hikâyeyi tekrar tekrar anlatan çıraklar her seferinde katılarak gülerler. Kedilerin katledilmesinde çırakları eğlendiren ne olmuştu? Nasıl olmuştu da “Kırmızı Başlıklı Kız” masalının 18. yüzyıl versiyonunda çocuk kurda yem olmuştu? Montpellierli biri, yaşadığı kentin tüm etkinliklerini detaylı bir şekilde yazarken aklından neler geçiyordu? Bunlar Robert Darnton’un, Aydınlanma çağındaki Avrupa’nın tarihine dair cevapladığı sorulardan bazıları. İlk olarak 1984’te yayımlanan Büyük Kedi Katliamı, toplumsal tarihyazımının başucu eserlerinden biri haline geldi; artık kültürel tarih alanında yazılmış bir klasik olarak anılıyor. Darnton, 18. yüzyılın sıradan insanlarının yaşamlarından çeşitli sahneleri inceleyerek bu dönemdeki insanlık durumunu, insanların olayları nasıl gördüğünü ve kurguladığını ele alıyor. Robert Darnton, Harvard Üniversitesi Tarih Bölümü profesörü ve Harvard Üniversitesi Kütüphanesi’nin direktörü.
  • Serpil Sancar, Pelin Özer
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    12,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Edebiyat
    Konusu:
    Türkiye’de 1980’lerin başından bu yana kadın çalışmalarının akademik alanda görünür hale gelmesinin üstünden otuz yıl geçti. Bu sürenin, yeterince uzun ya da yerleşik bir akademik gelenek oluşturmak için çok kısa olduğu söylenebilir. Yine de bugünden geçmişe baktığımızda akademik alanda gelişen kadın çalışmalarının kaç arpa boyu yol aldığını düşünmek, yapılanları veya yapılamayanları sorgulamak, bir durum saptaması yapmak için uygun bir dönemde olduğumuzu görüyoruz. Böyle bir bilanço çıkarmayı amaçlayan bu kitap, kadın çalışmalarının mevcut durumunun eleştirel bir bu alandaki öncü araştırmaları ve yayınlarıyla tanıyoruz. Öte yandan bu alanda henüz yeni ama o ölçüde önemli genç feminist akademisyenler de derlemeye katıldılar. Bu derlemedeki yazıların her biri kendi alanından, son otuz yılın temalarını, bakış açılarını, yapılmış çalışma ve araştırmaları, yazarları ve görüşleri tartışıyor. Yazıların ortaya koyduğu literatüre göz atıp yapılmış çalışmaların temalarına, öne çıkan araştırma alanlarına baktığımızda, feminist tarih çalışmaları ve kadın araştırmalarında metodoloji sorunlarından tıp etiğinde kadın tartışmalarına kadar çok geniş bir yelpazede çok farklı ilgi alanlarının ortaya çıktığını görüyoruz. Kadınların yaşam deneyimleri, sorunları, kadın biyografileri, otobiyografileri, sözlü tarih ve bellek çalışmaları, kadın emeğinin farklı biçimlerini araştıran çalışmalarla ele alınıyor. Ayrıca hukuki hakların ve kadınların insan haklarını koruma mekanizmalarının ulusal ve uluslararası durumu; edebiyat, medya ve sanatta cinsiyetçilik üzerine yapılan araştırmalar; kent, mekân ve beden üzerine yapılan çalışmalar ile Türkiye’de kadın hareketinin farklı boyutlarına değinen çalışmalar da bu derlemede yer alıyor. Kitap, Türkiye’de kadın çalışmaları alanının gelişimini ve mevcut durumunu tanımak isteyen okurlar için bir başucu kitabı olmaya aday
  • Stephen Graham
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    14,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Konusu:
    Siyasi ve ekonomik dünya harita üzerindeki iki boyutlu çizgilerden mi ibarettir? Dünyanın her yerindeki inşaat çılgınlığının arkasında ne var? Neden Dubai’deki yapay adalar Google Earth’ten görülecek şekilde yapılıyor? Brezilyalı “über” zenginlerin gökdelenlerin tepesindeki yaşamları nasıl? Milyarderlerin Londra evlerinin bodrumlarındaki kazıların sırrı nedir? Dikey Dünya’da Stephen Graham, dünyayı ve kenti eksik olan üçüncü ekseni de yerleştirerek baştan resmediyor; eşitsizlik, siyaset ve kimliğin coğrafyasını bu eksik üçüncü boyutu da hesaba katarak keşfe çıkıyor. Uzaydaki uyduların her şeyi gören gözlerinden, katil dronlar ve helikopterlerle dolu atmosferimize, oradan dünyanın dev şehirlerinin en zengin ve yoksullarının evlerine doğru nefes kesici bir gezintiye çıkarıyor bizi. Hiç düşünmeden kullandığımız asansörlerin arkasındaki teknolojide yaşanan ilerlemelerin yansımasını hem zenginlerin gökdelen tepelerindeki hayat tarzlarında hem de yeraltının derinliklerine inen çetin çalışma koşullarına sahip madenlerde bulduğuna dikkat çekiyor. Graham, yoksul ülkelerin yeraltı kaynaklarının emperyalist güçlerce ve dev şirketlerce sömürüsünün insani maliyetinin de altını çiziyor. Dikey Dünya yaşadığımız kentlere, atmosfere, ayağımızın altındaki dünyada olup bitenlere yepyeni bir gözle bakmamızı sağlıyor. Sınıf mücadelesinde üçüncü boyutu gözler önüne sererken dünyadaki yerimize dair kavrayışımızda bir devrim yaratmayı amaçlıyor.

Sayfalar