Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5009 sonuçtan 871 - 880 arası görüntüleniyor.
  • Ülker Kurtcan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    21,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Arzu Susantez
    Şarkıcı Balık deniz altındaki yüzlerce balık türünden biridir. Yüzerken vızıldama, kurbağa vıraklaması, havlama ve homurdanma gibi sesler çıkardığı için ona ' Şarkıcı Balık' denir. ' Balıkların başından maceralar geçer mi?' demeyin. Onlar da diğer canlılar gibi kimi zaman güler. Bu kitapta okuyacağınız gibi, başlarından çeşitli olaylar geçer.
  • Şarkıcı Denizkızı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    24,70 KB
    Eser Türü: Kitap
    “Okuyucunun elinden bırakamayacağı şiirsel bir macera.” - GUARDIAN “Çok hoş, uyaklı bir macera.” – DAILY MAIL Korsan Lalib’in şöhret ve servet vaadiyle kandırdığı Şarkıcı Denizkızı Seval bir sirke katılır. Kalabalıklar tarafından çok sevilir, ama çok geçmeden bir akvaryumda yaşamanın denizdeki özgür hayatının yerini tutamayacağını anlar. Acaba sirkten kaçıp evine, Gümüşkum Plajı’na dönmeyi başarabilecek midir? Elinizdeki bu kitap, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından yazıya geçirilmiş ve tüm resimleri betimlenmiştir. Ayrıca, orijinal baskıdaki sayfa sayılarıyla Word dosyanızdaki sayfa numaraları aynı tutulmuştur. Böylece kitabın kör ebeveyn ve gören çocuğuyla aynı anda takibinin kolaylaştırılması amaçlanmıştır. Kitapların temininde destek olan Dilek Başar Açlan ve düzeltilmesinde görev alan Filiz Özerdem'e teşekkür ederiz.
  • Franz Kafka
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    348,41 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mina Tüzün
    Şarkıcı Josefine Ya da Fare Ulusu Kitap Açıklaması "Arada boşluk bırakmaksızın giderek kule gibi yükselen, dürbünleriyle pek ulaşamayacağı kadar yükseklere çıkan bir yaşama topluca bakan birinin vicdanı huzura kavuşamaz. Ama vicdanın derin yaralar alması iyidir, çünkü böylelikle her ısırık için daha duyarlı duruma gelir. Sanırım insanın yalnızca onu ısıran ve sokan kitaplar okuması yerinde olur. Okuduğumuz kitap bir yumruk gibi tepemize inip bizi uyandırmadıktan sonra neye yarar? Tanrım, hiç kitap okumasak da mutlu yaşayabilir ve bizi mutlu kılacak kitapları sıkıştık mı kendimiz kaleme alabilirdik. Ne var ki, üzerimize bir felaket gibi çullanan, kendimizden daha çok sevdiğimiz birinin ölümü, bütün insanlardan koparılarak ormanlara götürülüp bırakılmamız ya da canımıza kıymamız gibi bizi acılara gömen kitaplar gerekiyor bize. Bir kitap içimizdeki donmuş denizin buzlarını kırıp parçalayacak bir balta olmalıdır." -Oskar Pollak'a 1904'te yazdığı bir mektuptan...- Yaşamının ve yapıtının ortak yanı, Camus'nün dediği gibi "her şeyi sunmak ve hiçbir şeyi doğrulamamak"... Biraz da yaşamayı, bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görmek... Yazılarının büyük bir bölümünü yarım bırakması bunun bir göstergesi olabilir mi? Peki, kendi açık isteğine rağmen yapıtlarının tanınması ve bunca sevilmesine ne demeli? Franz Kafka'dan içinizdeki donmuş denizin buzlarını kırıp parçalayacak 28 öykü...
  • Emirali Yağan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    118,00 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Nurullah Lrudi
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    973,49 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bu eser, doğu milletlerinin medâr-ı iftiharı olan meşhûr âlim, tabip ve filozof İbn Sînâ’nın gençlik yıllarında başından geçen ilginç olayları içermektedir.
  • Sevim Ak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    33 Ayrım
    206,22 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şizen Öztürk
    Şarkını Denizlere Söyle Kitap Açıklaması Çakıl taşlarında okyanusları, adaları, ada insanlarını görür gibi oldu. Sudaki yol izlerinin öyküsünü yakından gözlemek istercesine avuçladı taşları. Avucunda, suyun altındaki pırıltılarını, canlılığı, en kötüsü öykülerini yitirmişlerdi. Yeşil renklisinin mor renkliyle hiçbir benzerliği yoktu. Sarısının da kestane renkliyle, damarlarını,yumuşaklıklarını, pütürlerini, kayganlıklarını tarttı. Benzersizdi her biri. Herkes gidişi belirsiz bir yolculuğa çıkmıştı. Tan’ın yoluyla çakıl taşlarının yolculuğu o an kesişmişlerdi. Nerede duracağı belirsiz, esrarlı yolculuğun parçası olmak, benzersiz hikâyeler yaşamak dünyayı şaşırtıcı ve saygı değer kılıyordu gözünde. Turizm Meslek Lisesi öğrencisi Tan, yaz günlerini Abana’ da deniz kıyısındaki bir motelde çalışarak geçirir. Bir gece sahilde aşçı yamağı arkadaşına çocukluk günlerinin "Bu kadar da olmaz ki!" dedirten öyküsünü anlatırken belleğinden bir film şeridi gibi akar geçmişi. Sevilen yazarımız Sevim Ak’ın, Orta Anadolu’dan İstanbul’a uzanan, sürprizleriyle, iç içe geçen öyküleriyle, kesişen yaşamlarıyla hüznü olduğu kadar umudu da duyumsatan ilk gençlik romanı.
  • Garth Jennings, Christophe Lourdelet
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    189,25 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Çiğdem Banu Yeşilırmak
    Sadece hayvanların yaşadığı bir dünyada tiyatro işleten koala Buster, maddi sıkıntılar yaşamaktadır. Bu darboğazdan çıkabilmek için bir şarkı yarışması düzenlemeye karar verir. Yarışmaya şehrin her yerinden yeteneğini sergilemek üzere hayvanlar katılır. Sonunda domuz Rosita, fare Mike, kirpi Ash, fil Meena ve goril Johnny hayallerinin peşinden sonuna kadar gidebilmek için gereken cesareti gösterecektir.
  • İnci Aral
    insan sesi mp3 - Türkçe
    45 Ayrım
    1065,84 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yusra Dağ
    "Bende anlayamadığın nedir biliyor musun?" "Neymiş?" "Nazım'ın dediği gibi: 'Ben artık şarkı dinlemek değil, şarkı söylemek istiyorum. Kendi şarkımı.' Ama yapamam biliyorum, çünkü o şarkı içimde kuruyup kaldı. Beni öldüren bu işte." "Şarkılar bitmez, yeni şarkılar filizlenip doğar her zaman... "Bu roman, Deniz ile Cihan'ın hüzünlü şarkısını anlatıyor. 70'li yılların sonunda Ankara'da, üniversitede tanışan Deniz ile Cihan'ı ortak tutkuları olan müzik bir araya getirir. Deniz, Ankaralı bir ailenin isyankar kızı, Cihan taşradan gelmiş bir genç adamdır. 12 Eylül öncesinin en karanlık günlerinde yolları kesişen bu iki genç arasındaki ilişki birini tutkulu bir aşka götürürken, diğeri devrimci düşlerinin rüzgarına kapılır. Yaşanmamış bir aşkın izdüşümü, aradan otuz yıl geçtikten sonra farklı bir boyutta, ama aynı tutkuyla iki insana yansır: Biri artık orta yaşını sürmekte olan Cihan, diğeriyse ona hem yabancı hem de son derece tanıdık olan bir kadındır. İnci Aral, arka planında değişen bir ülke, insanlar, gençlik ve siyaset olan, bambaşka bir aşkın izini sürüyor. Umudun, arzunun, hüznün, şarkılarla canlanan iklimini bir kez daha, derinlik ve ustalıkla anlatıyor. İnci Aral, Şarkını Söylediğin Zaman'la Türk romanını zirveye taşıyor. Okuyanın aklından yıllarca çıkmayacak bir ezgi dinletiyor.
  • İnci Aral
    metin
    Eser Türü: Kitap
    “Bende anlayamadığın nedir biliyor musun?” “Neymiş?” “Nazım’ın dediği gibi: ‘Ben artık şarkı dinlemek değil, şarkı söylemek istiyorum. Kendi şarkımı.’ Ama yapamam biliyorum, çünkü o şarkı içimde kuruyup kaldı. Beni öldüren bu işte.” “Şarkılar bitmez, yeni şarkılar filizlenip doğar her zaman...” Bu roman, Deniz ile Cihan’ın hüzünlü şarkısını anlatıyor. 70’li yılların sonunda Ankara’da, üniversitede tanışan Deniz ile Cihan’ı ortak tutkuları olan müzik bir araya getirir. Deniz, Ankaralı bir ailenin isyankâr kızı, Cihan taşradan gelmiş bir genç adamdır. 12 Eylül 80 öncesinin en karanlık günlerinde yolları kesişen bu iki genç arasındaki ilişki birini tutkulu bir aşka götürürken, diğeri devrimci düşlerinin rüzgârına kapılır. Yaşanmamış bir aşkın izdüşümü, aradan otuz yıl geçtikten sonra farklı bir boyutta, ama aynı tutkuyla iki insana yansır: Biri artık orta yaşını sürmekte olan Cihan, diğeriyse ona hem yabancı hem de son derece tanıdık olan bir genç kadındır. İnci Aral, arka planında değişen bir ülke, insanlar, gençlik ve siyaset olan, bambaşka bir aşkın izini sürüyor. Umudun, arzunun, hüznün, şarkılarla canlanan iklimini bir kez daha, derinlik ve ustalıkla anlatıyor. İnci Aral, Şarkını Söylediğin Zaman’la Türk romanını zirveye taşıyor. Okuyanın aklından yıllarca çıkmayacak bir ezgi dinletiyor. (Tanıtım Bülteninden)
  • Yılmaz Odabaşı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    310,30 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sinem Filatlı
    Bir siyasi roman ve bir aşk romanı. Sıkıyönetim altında, 90’ların sert ve gayri meşru savaş koşullarının eşiğinde “siyasi bir şehir”: Diyarbakır... Orada, kendine bir yol çizmeye çalışan, “ruhu bile sanık” bir genç adam ve dünyayı cehennem bilmiş ürkek bir genç kadın... Bu iki kanadı kırığın hazin aşkı.

Sayfalar