Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2868 sonuçtan 931 - 940 arası görüntüleniyor.
  • Ahmet Seyrek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    392,72 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Veli Yaşar
    Batı Anadolu’da Menderes ve Gediz Irmakları arasında kalan bölgeye Lidya, orada yaşayanlara ise Lidyalılar denilmiştir. Hint-Avrupa kavminden olan Lidyalılar bu bölgeye doğudan gelmişlerdir. Lidyalılar, Hititlerin daha sonra da Frigyalılar’ın egemenliği altına girmiştir. Frigler’in yıkılmasıyla Lidyalılar M.Ö. 680 yılında bağımsız bir devlet kurmuşlardır. İlk kralları Giges’tir. Başkentleri Sardes’tir. Bu o dönemin en büyük ve en zengin kentidir. Lidya’nın parlamasının nedeni bölgede bulunan altın madenleriydi. Giges çok güçlü bir ordu kurup sınırlarını doğuda Kızılırmak’a kadar genişletti. Kimmerlere karşı yürüttüğü savaşlar sırasında Asurlular’la işbirliği yaptı ve Kral Yolu’nu Asur’a kadar götürdü. Son kralları Krezus döneminde de en parlak zamanlarını yaşadılar. Lidyalılar parayı ilk kullanan medeniyet olmuştur. Parayı yapmak için altın, gümüş ve elektrolit kullanırlardı. Çok tanrılı dinlere inanırlardı. Frigyalıların bereket tanrıçası Kibele’yi en büyük tanrı olarak kabul ederlerdi. Pers İmparatorluğu’nun ani bir saldırısı sonucunda tarihe karışmıştır.
  • Ahmet Seyrek
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    561,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ceren Ulutaş
    Evlenmek insan için bir lezzettir ancak akıl için bir zarardır. Annenin sözünü dinle, Tanrı sözü gibi. Bekçisi köpek olmayan kentte, tilki bekçilik yapar. Ben soylu bir küheylanım ama bir katırla birlikte koşuldum. Bir yük arabasını çekmem, kamış ve sap taşımam gerekiyor. Bey gibi bina yapan, köle gibi yaşar; köle gibi bina yapan, bey gibi yaşar. Bir efendin olabilir, bir kralın olabilir ama asıl korkulacak adam vergi memurudur! Bir kadına ya da çocuğa bakmayan kişinin, burnuna yular takılmamıştır (mahkûmların burunlarına takılan, bir halkadan geçirilen kayışa gönderme). Çok gümüşü olan mutlu olabilir, çok arpası olan mutlu olabilir ama hiçbir şeyi olmayan uyuyabilir. Çöl matarası insanın hayatıdır. Pabuç insanın gözüdür. Donanımca güçsüz devlet, kapılarındaki düşmanı kovamaz. Sen gider düşmanın ülkesini ele geçirirsin; düşman gelir senin ülkeni ele geçirir. Dostluk bir gün sürer, akrabalık hep devam eder. Düşmanından ihtiyatlı gez. Tıpkı bir eski ocaktan (sönmüş ateş yerinden) ihtiyatlı geçişin gibi. El ele bir insanın yuvası kurulur; karın karına bir insanın yuvası yıkılır. Eli ağızdan çıkanla (yani yazdırılan sözcükle) uyumlu işleyen bir yazman, gerçek bir yazmandır! Sümerce’yi bilmeyen bir yazman, ne biçim yazmandır!
  • Metin Karabaşoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    653,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Begüm Kıtay
    Kendisini insanlığın son noktası olarak tanımlayan ve bütün dünya için model olma iddiası taşıyan bir uygarlığın hegemonyasına maruz halde yaşıyoruz. Batı uygarlığı, küresel bir medeniyet olarak takdim ediyor kendisini. Vitrini niteliğindeki şehirleri ve ışıltılı bulvarlarıyla, bütün dünyanın gözleri onun üzerinde çünkü. Fakat arka sokaklarda biten bir ışıltı söz konusu olan... ‘Arka sokaklar’da manzara değişiyor. Uygarlık vitrini niteliğindeki şehirlerin arka sokaklarına, dünyanın ‘arka sokağı’ niteliğindeki ülkelere, insanın iç dünyasının kuytularında batı uygarlığının bıraktığı izlere bakıldığında, durum tamamen değişiyor. Medeniyetin Arka sokakları, bu olguyu merkeze alıyor. Ve "New York’a teslim olmuş bir akılla Medine’yi tekrar kurmak mümkün değildir" tespitinden hareketle, bizi sarsıcı bir sorgulamaya çağırıyor. Sadece dış dünyayı değil, iç dünyalarımızı da içine alan bir sorgulamaya hem de...
  • Cevat Rıfat Atilhan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    741,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Sigmund Freud
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    203 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şefika Akmeşe
  • Mustafa Özcan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    485 MB
    Eser Türü: Kitap
    Medeniyetler ve çatışmalar
  • Samuel P. Huntington
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    27,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    SUNUŞ "Medeniyetler Çatışması", her şeyden önce, içinde yaşadığımız çağın kendine özgü yanlarını nasıl anlamamız gerektiğine dair bir açıklama modeli sunmaktadır bize. Tıpkı yaşadığımız gerçekliği "tarihin son bulmuş" olduğunun göstergeleri istikametinde okuyan "Tarihin Sonu" tezi gibi Ama daha önemlisi bu tez, tıpkı aynı gerçekliği modernizmin krizi, modernizmin sonu, geç kapitalizmin mantığı, postmodern bir dönemin başlangıcı veya modernizmin daha bir radikalleşmesi, düşünümse! modernliğin başat olması şeklinde tanımlamaya girişen açıklama çerçevelerinin eşliğinde düşünülmesi gereken bir çerçeve gibidir. Okuyucu, kitabın sayfalarında değişik bakışaçılarından bu açıklama modelinin farklı değerlendirmelerine tanık olacak. Kısaca, Huntington'ın söylemeye çalıştığı şey bugün uluslararası ve kül- türlerarası karmaşık düzende kendini açığa yavaş yavaş çıkarmakta olan başat olgunun bir medeniyetler çatışması olduğudur. Görünürde ne bir sınıf çatışması ne de mutlu liberallikle son bulan bir tarihin eşiğindeyiz. Fukuyama'nın gösterdiği tüm ampirik verilerin aksine bugün (Huntington'a göre) sekiz fay hattında teşhis edilebilen medeniyetler arasındaki gerilimler alabildiğine hareketli bir yeni tarihin eşiğinde olduğumuzu göstermektedir.
  • Samuel P. Huntington
    insan sesi mp3 - Türkçe
    52 Ayrım
    1350,37 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Filiz Bozkurt
    Medeniyetler Çatışması, mikrotarihler çağında dünya haritasına bir bütün olarak bakmaya cesaret eden ender çalışmalardan biri, belki de Tonybee’den bu yana dünya tarihini, medeniyetler arasındaki ilişkiler bağlamında anlamaya çalışan ilk büyük kitap. Huntington, küreselleşmenin dünyayı yorumlamak için anahtar kelime olarak kabul edildiği bir dönemde ve güncel gelişmeler ışığında, tarih sarkacının hala doğu ile batı arasında salındığına dikkat çekiyor. Kitabı çarpıcı kılan bir başka nokta, son bölümde, Spengler’den beri telaffuz edilmeyen “medeniyetlerin geleceği”nden cesurca söz açabilmesi. Huntington’ın kitabı, Doğu-Batı kırılmasını en şiddetli biçimde yaşayan ülkelerden biri olan ve iki medeniyetin sentezini üstlenmeye çalışan Türkiye’nin, günümüz dünyasındaki yerini anlayabilmek, yorumlayabilmek için ayrı bir önem taşıyor: Olmak ya da olmamak işte bütün mesele… “Türkiyenin AB üyeliği, Medeniyetler Çatışması yerine medeniyetler uzlaşmasını sağlayacaktır ya da AB, Medeniyetler Çatışması’nın değil, medeniyetler uzlaşmasının adresi olmalıdır.”   – Recep Tayyip Erdoğan (Funda Özkan’ın 25 mayıs 2005 tarihinde Radikal Gazetesi’nde yayınladığı yazısından alınmıştır.)
  • Sezgin Kaymaz
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    7,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Yağlı Havilland ile boynunu, ensesini, kulak arkalarını kremleyip kokulandırmış, bol bol limon kolonyası dökünmüş, saçlarını taramış, Müesser'in kızı Şengül'e diktirttiği kendinden korseli pembe eteğinin içine zor bela girmiş, çorap lastiğini bulduktan sonra yardımına gelen bir kız evladı bile olmadığı için beceriksizce kendi etini budunu çimcire çimcire sütyenini takınmış, ondan sonra fanilasını, beyaz, kıvrık yakalı bluz gömleğini de giymiş, onun da üstüne pembe ceketini giyip gerdanına sahte inci pembe kolyesini üç dolama dolayıp son olarak da çivi topuklu beyaz ayakkabılarını altları sulanmamış bahçe toprağı gibi çatlak ayaklarına geçirip misafiri beklemeye başlamış, o esnada da önemli bir eksiklik olduğunu fark etmişti: Kocası. Hâlâ ortalarda yoktu pezevenk." Hikâyattır: Müteahhitlere direnen köhne evin bahçesinde donakalmış gibi durup duran boy boy, cins cins köpeklerin mahalleliyi esir alan esrârı hakkında... Gasilhane odasında devir teslim bekleyen müstahdem - ve bu fâni dünyadan geçip gidenler hakkında... 1970'lerin haşin siyasal atmosferinde, kolej hentbol takımında oynayan fırlamaların bir turnuva dönüşü otobüs yolculuğunda yaşadıkları hakkında (çaylar şirketten)... Yediği içtiği ayrı gitmeyen iki arkadaşın kâbuslarından taşan korkunç evhamı hakkında... Taşranın ve kumarbaz kocasının kahrını çeken Münevver Ebe Anne'nin kör talihi ve gizli tarihi hakkında... Hikâyattır. Sezgin Kaymaz'dan...
  • Sezgin Kaymaz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    39 Ayrım
    1162,97 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Pınar Güngördü Mertan
    "Yağlı Havilland ile boynunu, ensesini, kulak arkalarını kremleyip kokulandırmış, bol bol limon kolonyası dökünmüş, saçlarını taramış, Müesser’in kızı Şengül’e diktirttiği kendinden korseli pembe eteğinin içine zor bela girmiş, çorap lastiğini bulduktan sonra yardımına gelen bir kız evladı bile olmadığı için beceriksizce kendi etini budunu çimcire çimcire sütyenini takınmış, ondan sonra fanilasını, beyaz, kıvrık yakalı bluz gömleğini de giymiş, onun da üstüne pembe ceketini giyip gerdanına sahte inci pembe kolyesini üç dolama dolayıp son olarak da çivi topuklu beyaz ayakkabılarını altları sulanmamış bahçe toprağı gibi çatlak ayaklarına geçirip misafiri beklemeye başlamış, o esnada da önemli bir eksiklik olduğunu fark etmişti: Kocası. Hâlâ ortalarda yoktu pezevenk." Hikâyattır: Müteahhitlere direnen köhne evin bahçesinde donakalmış gibi durup duran boy boy, cins cins köpeklerin mahalleliyi esir alan esrârı hakkında... Gasilhane odasında devir teslim bekleyen müstahdem - ve bu fâni dünyadan geçip gidenler hakkında... 1970’lerin haşin siyasal atmosferinde, kolej hentbol takımında oynayan fırlamaların bir turnuva dönüşü otobüs yolculuğunda yaşadıkları hakkında (çaylar şirketten)... Yediği içtiği ayrı gitmeyen iki arkadaşın kâbuslarından taşan korkunç evhamı hakkında... Taşranın ve kumarbaz kocasının kahrını çeken Münevver Ebe Anne’nin kör talihi ve gizli tarihi hakkında... Hikâyattır. Sezgin Kaymaz’dan...

Sayfalar