Polisiyenin usta kalemi Osman Aysu'dan çarpıcı bir polisiye daha...
Memleketin sayılı zenginlerinden Vahap Şanlı, kendisinden yaşça küçük olan, göz kamaştırıcı bir güzelliğe sahip Ada’yla evlenir.
Fakat bu hiç de sağlıklı bir evlilik olmaz. Çünkü sapkın ve merhametsiz Vahap kendisine yapılan hiçbir hatayı affetmemektedir.
Fazlasıyla pimpirikli olan Vahap lüks bir yaşama kavuşan karısının ihanetinden şüphelenmeye başlar. Kendisini gençlerle aldattığından emin olduğundaysa, Ada'yı ortadan kaldırmaya karar verir. Bulunan kiralık katilse üstün kabiliyetli fakat beş parasız bir heykeltıraştır. Ne var ki sanatçı duyarlılığına sahip bir adam, cinayet işlemeye uygun değildir ve işler çok geçmeden sarpa sarmaya başlar. Artık kimse tehlikenin nereden geleceğini bilememekte ve karanlık her yeri kuşatmaktadır.
Yine de saygım baskın çıkıyor. Birkaç günün büyütecinden korumaktan alamıyorum kendimi. Seni öyküler dışı tutacagım.Öyküler ancak bizim dışımızda yaşanmışlık sanrılarında uyutacak kısa bır zaman için içi sıkılanları .Onlara bir
Ölçü duyguda katacagım hatır için yazık ki deliremeyeceğim.
Türk öykücülüğünün yüz akı Vüs’at O. Bener, son öykülerinden oluşan Kapan’da kendine özgü, kapalı bir ironiyle yaşamın ve ölümün üstüne gidiyor. Hastalıklarla boğuşurken yaşamdan yana tavrını koyan ama ölüme göz kırpma cesaretini de kendinde bulabilen yazar, gerçekleri kurmacaya ustalıkla yediriyor. Her cümlede Bener’ce kıvılcımlar çaktırıyor yine. Kısa, sağlam ve dipdiri öyküler sunuyor okuruna.
Genç bir siyah olan Chris (Daniel Kaluuya), beya kız arkadaşı Rose'la (Allison Williams) birlikte, kızın ailesinin yanına, onlarla tanışmaya gider. Ancak bu kasabada tuhaf birşeyler vardır, burada yaşayan siyahlar, gizemli bir şekilde ortadan kaybolmaktadır. Burada yaşayan bir başka siyah, Chris'ten bir an önce oradan kaçmasını ister, ancak bu basit bir iş olmayacaktır.
"Bir çift güzel bir tatil geçirmek için Bahamalar’da olan bir adaya giderler. Başlarına geleceklerden habersiz olan çift eglenceklerini düşünürlerken peşlerinde olan kişilerden habersizlerdir."
İnsanların çoğunluğu kapasitelerinin tamamını kullanamıyor ve görevi yüksek verim elde etmek olanlar da bu konuda her zaman başarılı olmuyorlar. Bu kitap herkes için en yüksek verime ulaşmanın ve ulaştırmanın yollarını ele alıyor. "Tam Kapasite" çalışmanın ve çalıştırmanın artık mecburiyet olduğunu fark edenler için mükemmel bir tercih.
Yunanistan’da İtalyan ve Alman işgaline karşı başlayan direniş daha sonra iç savaşa dönüştü. Bu dönemde ülkenin nüfusu 7 milyondu ve çağımızın en kanlı çatışmalarından biri olan bu savaşta 600 binden fazla insan öldü. 2. Dünya Savaşı sonrası dönemde büyük devletler arası denge yeniden oluşurken ödenen hayli yüksek bir faturaydı bu.
“Yunan direnişinin bütün gerçeklerini çok iyi sergileyen, son derece değerli bir çalışma...“
-New Statesman-
“Yunanistan’ı denetimi altına almak için İngiliz erkinin giriştiği sinsi ve acımasız deneyimin çarpıcı anlatımı...“