İstanbul’un gündelik hayat sarkacı, tarih boyunca Osmanlı dünyasının iki karşıt kutbu arasın-da salındı: Mitos ve ütopya. Kimi zaman durma noktasına gelip yaşanmış altın çağların sonunu haber veren, kimi zaman da temposunu hızlandırarak insan hayatına yeni ufuklar açan bu top¬lumsal salınım, şehrin kimliğini Doğu’nun mitosu ile Batı’mn ütopyası arasındaki kültürel deprem kuşağı üzerinde belirledi.