Yazara Gore Listeleme

  • Tolga Ersoy
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    802,27 KB
    Eser Türü: Kitap
    ...antiemparyalizm kavramı kemalizmin söylemine çok sonraları kemalistler tarafından implante edilmiştir. Üstelik bu yama ancak bir anlam törpülenmesinden ve kavramın öznel koşullarına göre yeniden tanımlanmasından ve sonuç itibariyle, emperyalizmin kapitalizmden bağımsızlaştırıldıktan sonra kemalist literatür ve söylemde bir retorik olarak yerini almıştır. Onun için bu türden unutuşları, yok saymaları ya da tarihten silmeleri "sofistike durumlar" olarak algılanmakta yarar vardır; en azından durumu /ideolojiyi anlayabilmek sorununu aşabilmek için!
  • Yrd. Doç. Dr. Yusuf SAĞIR, Hüseyin ARABACI
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    37,82 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bir bölgenin yıllar içinde oluşan kimliğini yansıtan tarihî eserler, şüphesiz o mahallin yaşanmış bir belleğidir. Her köşesi tarihî yapılar ve kültürel öğelerle dolu mekânlar, geçmişi merak edenleri bütünüyle kendisine çeker; onlara birşeyler anlatır. Özellikle genç nesiller atalarının izlerini ve kültürel değerlerini o eserlerde bulmaya ve tanımaya çalışır. Bu somut ve görsel değerler bizimle geçmiş arasında duygusal ve anlamsal bir bağ oluştururlar. Bu anlamda bir yerin tarihi ve kültürel değerlerini tespit etmek ve bunlara ilişkin bir katma değer üretmek oldukça önemlidir. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tarih Bölümü bu hedef doğrultusunda çeşitli projeler yapmaktadır. Çardak Kitâbeleri çalışması da bu amaçla ortaya çıkmıştır. Bu çalışma ile Çanakkale iline bağlı Çardak kasabasının 1460’lı yıllardan ‎Cumhuriyetin başlarına kadar tarihlendirilmiş yüzey üstündeki mezar taşları ‎tespit edildi ve envanter kayıtları çıkarıldı. Üç bölümden ‎oluşan kitabın birinci bölümünde Çardak’ın Osmanlı’nın ‎kuruluşundan günümüze kadar süren tarihi hakkında bilgi verildi. ‎Bu konu hakkında zaman zaman Osmanlı arşiv belgelerine müracaat ‎edildi. İkinci bölümde Çardak beldesi belediye sınırları dahilinde ‎bulunan kitâbeler sıralandı. Bu bağlamda her bir kitabenin varsa ‎kabrin fotoğrafı çekildi. İmlası çok kötü durumdaki bir çok taşın ‎estampajı alındı; ancak gerekli olması halinden kitabe çevirilerinin ‎yanına estampaj konuldu. Her bir şahidenin fiziksel niteliği ‎hakkında bilgi verilip yazıların birer kopyası çıkarıldı.‎Üçüncü bölümde bu mezar taşlarından elde edilen veriler ‎tablolar yapılmak suretiyle ayrıntılı bir şekilde değerlendirildi. ‎
  • Didem Çatalkılıç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    240,78 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Lütfiye Ece Demiray
    Yayılmacı Rus politikasının bir sonucu olarak 19. yüzyılın ilk yarısından itibaren şiddetlenen Kafkas-Rus Savaşları Kuzey Kafkasya tarihinin en zor yıllarını oluşturur. Özgürlüğüne düşkün Kuzey Kafkasya halklarının İslami tarikatlarla tanışması da bu döneme rastlar. Önce, Nakşibendiliğin bir kolu olan Halidilik bölgede kendine geniş bir taban bulur ve Dağıstan-Çeçenistan’da “müridizm” olarak isimlendirilen “direniş hareketini” 30 yıl boyunca motive eder; Sonra da 19. yüzyılda, süregelen Kafkas-Rus Savaşlarında yorgun düşen halkın artık umudunu yitirmeye başladığı bir sırada Şeyh Kunta Hacı tarih sahnesine çıkar ve Kadiri tarikatının Çeçenistan varyantı olan ve her hal-û kârda “barışçıl tezler” savunan “Zikirizmi” toplum içinde yapılandırır. Ülkemizde pek bilinmeyen Şeyh Kunta Hacı ve yolunun esaslarını anlatan bu çalışma Kafkasya tarihine ilgi duyanlara döneme yönelik değerlendirmelerinde yeni perspektifler açacak.
  • Olga Tokarczuk
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    266,09 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eylül 1913. Birinci Dünya Savaşı arifesinde tüberkülozdan mustarip Mieczysław Wojnicz tedavi amaçlı Görbersdorf kasabasındaki bir sağlık merkezine, Avrupa’nın dört bir yanından hastaları ağırlayan Beyler Konukevi’ne gelir. Her gün hastalarla yemek salonunda toplanıp dönemin büyük meselelerini tartışırlar: Savaş çıkacak mıdır? Monarşi mi yoksa demokrasi mi daha iyidir? Şeytanlar var mıdır? Kadınlar doğuştan aşağı varlıklar mıdır? Bu sırada konukevinde ve çevresinde tuhaf şeyler ardı ardına yaşanmaktadır. Birileri ―ya da bir şey― onları izliyor, bu kapalı dünyaya sızmaya çalışıyordur. Erkekler konukevinin çevresinde yaşanmış tuhaf olayları dinledikçe günbegün korkularına yenik düşerler. Wojnicz hem kendi gerçeklerini hem de dört yanını kuşatan uğursuz güçlerin gizemini çözmeye çalışırken onların bir sonraki hedeflerini çoktan seçtiklerini fark etmez. Olga Tokarczuk okurunu ilk sayfasından itibaren yükselen ritmi ve gerilimiyle merak uyandırıcı, büyülü ―yer yer rüya gibi― bir yolculuğa çıkarırken insan varoluşunun temel sorunlarını ve toplumsal cinsiyet rollerini masaya yatırıyor. Büyülü Dağ’ın yayımlanmasından bir asır sonra Olga Tokarczuk, Thomas Mann’ın topraklarını yeniden ziyaret ediyor ve doğa-insan, yaşam-ölüm gibi izlekleri felsefesiyle harmanlayarak bu topraklara sahip çıkıyor. Empusyon, Olga Tokarczuk’un Nobel Ödülü’nden sonra merakla beklenen ilk romanı… “Muhteşem bir yazar.” ―Svetlana Alexievich “Tokarczuk ile birlikte, Nobel sadece bir kadın yazarı seçmedi, yüzyılının sesini seçti. Olga Tokarczuk, şiirsel üslubu ve akılda kalan hikâyeciliğiyle dönemine iz bırakan bir yazar.” ―Didier Jacob, L’Obs “Empusyon, sadece kadın şovenizminin bir eleştirisi olarak değil, aynı zamanda modern toplumlarda dayatılan toplumsal cinsiyet rolleri aracılığıyla insanları hâlâ damgalayan baskı biçimlerinin bir eleştirisi olarak da okunabilir. Bu roman, okuru kendini güvende hissetmeye alışkın olduğu alanların çok ötesine taşıyan bir hayal dünyasına davettir.” ―Onet Kultura
  • Rober Koptaş
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    227,12 KB
    Eser Türü: Kitap
    “Evimiz orada, o kavaklı şehirdeydi, sonra İstanbul’a geldik, çünkü başka İstanbul yoktu. İstanbul yuvamız oldu ama aslında hep yuvasızdık. Sirkeci’deki iş hanının tepesinde iki göz odamız oldu, kuş yuvası gibi ama insan yuvası olacak yer değil. Dört çocuklu bir aile için hiç değil. Taşı toprağı altın diye İstanbul’a çalışmaya, yeni bir hayat kurmaya gelenlerden farklıydı halimiz. Bizim dönecek yerimiz yoktu, biletimiz tek yöndü.” Rober Koptaş, 20. yüzyılın büyük olaylarının gölgesinde bir ailenin dünyasını anlatıyor. Anadolu’daki meçhul bir şehirde başlayıp İstanbul’a varan hikâyede, zamanın durmadan dönen çarkları arasında öğütülen insancıkları izliyoruz. Onların her biri, önceki kuşaklardan miras yükleri ardında bırakmak, alınlarına yazılı kaderden kaçmak için çabalıyor. Peki bunu başarabilecekler mi? Kabuk bağlamış sırlar, anlatılanlar ve anlatılmayanlar, insanı gölgesi gibi takip eden sızılar... Unufak, sadece bir ailenin değil, insana dair tüm duyguların da hikâyesi...
  • Chimamanda Ngozi Adichie
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    524,67 KB
    Eser Türü: Kitap
    “Biz ölürken dünya suskundu.” Chimamanda Ngozi Adichie, sinemaya da uyarlanan bu olağanüstü romanında farklı sınıflardan, farklı kesimlerden insanların savaş ve yoksullukla kesişen hayatlarını büyük bir hünerle anlatıyor. Milliyetçiliğin, savaşın ve gelenekçiliğin karşısında aşkı, bedenlerini, özgürlüğü savunmaya çalışan kadınların hüzünlü ve ilham verici öyküleri kara kıtayı evrensel olanın orta yerine taşıyor. Feminist Manifesto’nun yazarından Baileys Kadın Edebiyatı Ödülleri’nde “En İyinin En İyisi” seçilen usta işi bir roman.
  • Georgios Varouxakis
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    18,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Batı” nedir? Antik Yunan’dan NATO’ya uzanan kesintisiz bir medeniyet çizgisi mi, Avrupa’nın başka bir adı mı, yoksa liberal demokrasi, insan hakları ve bireycilikle özdeşleşen doğal bir değerler bütünü mü? Bu kitap, bu tür yerleşik kabulleri sorgulayarak “Batı”nın sabit ve ezelî bir kimlik değil, tarih boyunca farklı aktörler, dönemler ve siyasal amaçlar tarafından yeniden tanımlanmış değişken bir kavram olduğunu gösteriyor. Yerleşik kabullere meydan okuyan bu çalışma, Batı kavramının yalnızca emperyalizmin ya da Anglo-Amerikan dünyanın ürünü olduğu yönündeki açıklamaları sorguluyor; terimin kültürel ve siyasal bir kategori olarak ne zaman, nasıl ve niçin ortaya çıktığının izini sürüyor. Rusya ile ilişkilerden Hıristiyanlığa, liberalizmden milliyetçiliğe, Soğuk Savaş ile sonrasına uzanan geniş bir düşünce coğrafyasında, “Batı”nın ne anlama geldiğini değil, kimler tarafından, hangi amaçlarla ne anlama getirildiğini araştırıyor. Varouxakis tüm okurları “Garbın afakı”na yeniden bakmaya, bugün hangi dünyaya ait olduğumuzu, kimlerin bu dünyanın dışında bırakıldığını ve kelimeler ardında yatan fikirlerin siyaseti nasıl biçimlendirdiğini düşünmeye çağırıyor.
  • Sinan Ergin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    219,21 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Pervin Yaşar
    Var etmenin sırrı dışarıda aradığınız bir gizem değil, içinizde keşfedilmeyi bekleyen bir gerçekliktir. Hepimiz hayatımızda daha fazlasını isteriz: daha anlamlı ilişkiler, daha huzurlu bir zihin, daha fazla para. Peki bütün bunları “var etmenin” bir sırrı var mı? Sinan Ergin, yıllar içinde edindiği bilgileri, tecrübeleri yalın ve etkili bir anlatımla aktararak bizi kendi gücümüzle buluşturuyor. Bu kitapta, hayatınızda neyin mümkün olduğunu yeniden keşfedecek, düşündüğünüz, hissettiğiniz ve yaptığınız her şeyin nasıl bir “yaratım” süreci olduğunu göreceksiniz. Var Etmenin Gücü, bir kişisel gelişim kitabı değil; sorunsuz bir hayat yaratmanız için hazırlanmış bir yol haritası…
  • Elizabeth Strout
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    177,38 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Figen Barsbay
    Time, Washington Post, New York Times, NPR BookPage, LibraryReads, Guardian ve Kirkus Reviews’ta YILIN EN İYİ KİTABI “Lucy Barton artık edebiyatın ölümsüz karakterlerinden.” —BOOKER JÜRİSİ Dışarıda ışıl ışıl Chrysler Binası, içeride, hastane odasında ise Lucy Barton ve beklenmedik ziyaretçisi. İki kadın beş gün beş gece boyunca aralıksız konuşuyor. Biri geçmişe tutunmak isterken, diğeri her şeyden uzaklaşmak istiyor. Birinin yüzünde çocukluk yıllarından kalma bir gölge, ötekinin ellerinde alışkanlıkla sakladığı bir suçluluk var. Her şey ne kadar anlatılırsa anlatılsın, bir parça hep eksik kalıyor; ne kadar yaklaşmaya çalışsalar da, aralarındaki mesafe bir türlü kısalmıyor. Beş günün sonunda sabahın ilk ışıkları Manhattan’a vururken, odadan çıkınca ikisi de başka hayatlara, başka yalnızlıklara dönecek. Ama bu iki kadının, Lucy ve annesinin paylaştıkları, konuştuklarından çok konuşamadıklarının yüküyle hatırlanacak. Pulitzer Ödüllü Elizabeth Strout’un incelikli kaleminden dökülen bu roman, anneler ve kızları arasındaki karmaşık bağları, sınıf ayrımının derin izlerini, hepimizin hayatımızın bir noktasında hissettiği yalnızlığı ve sanatın iyileştirici gücünü ustalıkla ele alan, Lucy’nin keskin gözlem yeteneği ve derin insanlığıyla örülen, iz bırakacak bir anlatı.
  • Pınar Çatalkaya Kilit
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,07 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Dünyanın sonu” dediğine tırtılın, “kelebek” der yaşam ustaları. Pelin’i yaşam ustası yapan şey, küçük bir operasyonla başladı. Önce toprağın altına, yerin dibine gömdü onu. Bir kömür gibi kararttı ruhunu, için için yaktı kavurdu. Zevkle kül etti, sonra her şeyi havaya savurdu. Ardından, evrildi küçük operasyonlar, dev hayatlar yarattı. Küçük adımlarlakara bir kömürden, değerli bir elmasa dönüştürdü. Ve kül olan ne varsa, yerine bu kez Pelin’i taşıdı göklere. Her yeni operasyonda bir adım daha büyüdü Pelin, bir kat daha güçlendi. Bu kitapta, belki bir tırtılın kozayı nasıl deldiğini, bir Anka’nın küllerinden nasıl doğduğunu, bir kömürün yıllar içinde nasıl elmasa dönüştüğünü okumayacaksınız. Ama Pelin’ in kendi karanlığında nasıl küçülüp sıkıştığını, sonra nasıl serpildiğini, devleştiğini, nasıl dört bir yana yayıldığını okuyacaksınız.

Sayfalar