Yazara Gore Listeleme

  • Onur Kankaya
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    164,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Yılmaz
  • Şermin Yaşar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    204,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Meltem Eroğlu
    Edebiyatımızın çok okunan yazarı Şermin Yaşar çocuklar için kaleme aldığı bu yeni romanda annesi, babası ve hatta babaannesi bile çalışan, bakıcılarla büyüyen bir çocuğun hikâyesini anlatıyor. Son bakıcısının da istifa etmesiyle kendi başının çaresine bakmaya karar veren kahramanımız bol kahkahalı maceralar eşliğinde hem sorumluluk almayı öğreniyor hem de büyümenin duygusal çalkantılarıyla tanışıyor. Büyüdüm Ben! çocukların ne kadar güçlü olduğunu ama aynı zamanda ne kadar korunmaya ihtiyaç duyduklarını, sorumluluk ile yükün arasındaki ince çizgiyi ve iyi niyetle örülen bir yalanın nasıl döküldüğünü anlatan sıcak ve cesur bir hikâye. Bitti o agucuk bugucuklar... Bitti o sen küçücüksün, miniciksinler... Bitti o hanimişler... Bitti aman da aman kim gelmiiiiişler... Bitti o dur yavrum ben yaparımlar... Anne, baba! Beni duyuyor musunuz? Bitti o günler diyorum... BİTTİİİ! Hoş geldin kendi başımın çaresine bakmalar... Hoş geldin kendi söküğümü dikmeler... Hoş geldin gerçek hayat! Oh, ne güzelmiş büyümek! Ama bi’ de bana sor nasıl büyüdüm! Edebiyatımızın çok sevilen yazarı Şermin Yaşar’ın kaleminden okurlarını sevgiyle kucaklayan kıkır kıkır bir büyüme öyküsü...
  • Anna Snoekstra
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    413,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Binnur OLGUNER
    Söyleyeceklerim çok güçlü bir etki yaratacaktı. Boğazımdaki düğüm çözülmüş, parmak uçlarım karıncalanmaya başlamıştı. Artık çaresiz hissetmiyordum, kurtulacağımı biliyordum. Önce kadına, sonra adama baktım, bir süre bu anın tadını çıkardım. Yüzlerindeki ifadenin değişeceği zamanın zevkine varabilmek için onları dikkatle izledim. “Adım Rebecca Winter. On bir yıl önce kaçırıldım.” On bir yıl önce öldüğü düşünülen Rebecca Winter’ın kimliğini çalan genç kadının tek amacı peşindeki polisleri atlatmaktır. Ancak bir anda kendisini gerçek Rebecca Winter’ın hayatını yaşarken bulur. Oysa hesaba hiç katmadığı bir şey vardır… Yoksa sıradaki kurban kendisi mi olacaktır? “Anna Snoekstra’nın bu heyecan verici romanı, genç bir kadının on bir yıldır kayıp olan bir kızın yok oluşunun ardındaki tüyler ürpertici gerçeği keşfetmesini anlatıyor. Acaba gerçeği keşfeden bu genç kadın, bir sonraki kurban mı olacak? Gerçekten farklı ve insanı geren bir şekilde anlatılmış… Suç romanlarında yeni bir yetenek doğuyor.” Mary Kubica “Kaygan bir zeminde yürümek gibi… her an başka bir sürprizle karşılaşıyor okur, son sayfaya kadar tetikte olacaksınız.” Lisa Unger “Cevapsız sorular… pek de güvenilir olmayan iki farklı anlatıcı… ve sürekli tırmanan bir gerilim.” Booklist
  • Furkan Dilben
    insan sesi mp3 - Türkçe
    52 Ayrım
    538,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Taner Gürkan
    Bu kitabın merkezinde, dindar çevrelerde yetişmiş, ibadetlerini yıllarca eksiksiz yerine getiren fakat zamanla çeşitli nedenlerle dinî pratiklerden uzaklaşan erkeklerin sekülerleşme süreçleri yer alıyor. Türkiye özelinde daha önce tartışılmamış biçimde mütedeyyin erkeklerin sekülerleşme süreçleri dindar geçmişleriyle birlikte ele alınıyor. Gündelik hayata odaklanan kitap, mütedeyyin erkeklerin büyüdükleri evlerdeki dinî tablolardan mahalle sohbetlerine, evlerde dinlenen ilahilerden okunan kitaplara ve bütün bu varoluş biçimlerinin terk edilişine uzanan geniş bir çerçeveyi saha araştırmasıyla görünür kılıyor. Furkan Dilben, görüşmecilerin “arafta kalma”, “hamurunda İslam olma”, “ezberi unutma” ve “tevafuktan tesadüfe geçiş” gibi ifadelerinden yola çıkarak şahsi hikâyelerin gayrişahsi anlamlarını “habitus” ve “ritimanaliz” kavramlarıyla birlikte tartışıyor. Böylece, kişisel deneyimlerle Türkiye özelindeki güncel sekülerleşme tartışmalarını buluşturan özgün bir çalışma ortaya çıkıyor. “Ne annem ne babam biliyor benim inançsız olduğumu. […] annemin iyi hissetmesi için özellikle dinî günlerde arıyorum. Mutlu oluyor, o mutlu olunca ben de iyi hissediyorum. Ama bu insanı ikiye bölen bir durum. İki kişi gibi yaşıyorsun hayatı.” “Bu dünyayı öteki dünya için yaşarken, artık burası için yaşamaya başlıyorsun. Bildiğin her şey değişiyor haliyle.” “Yeni seküler hayat, en başta bir yıkım olarak geldi çünkü artık hayatımda din yoktu ama bütün enkazın üzerinde yaşamam gerekiyordu. Elbette yıkım hemen olmadığı gibi yeni hayatım da yeni kurulmayacaktı. Ama işin zorluğu yıktığım hayatta daha tecrübeliydim.”
  • Amelie Couture
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    22,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sude Kıran
    Lucie’nin hayatı, anneannesini kaybettikten sonra büsbütün değişir. Anneannesiyle oturdukları çiftlik evinden taşınıp, şehirde babası, üvey annesi ve üvey kardeşiyle birlikte yaşamaya başlar. Çok sevdiği anneannesinden ona kalan yalnızca Kiraz adlı bir kuştur. Günlerini, kendisini anlayan tek dostu Kiraz’la geçirir. Lucie odasında Kiraz’ın şarkılarını dinleyerek ve penceresinin önündeki ağacı seyrederek, anneannesiyle birlikte geçirdiği eski güzel günleri düşünür. Ama Lucie’nin keşfedeceği önemli bir şey vardır: Babası, üvey annesi ve üvey kardeşi de Lucie’yi en az anneannesi kadar çok sevmektedir ve önünde onlarla geçireceği çok güzel günler vardır.
  • Diamond Tema
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    647,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Beyhan Akçaoğlu
    Ölmek, ebediyetten beri insanlığın en büyük korkusudur. Her insan bir gün yok olmaktan ve yapacağı her şeyin boşa gitmesinden korkar. Zaten bu yüzden ölmek ve öldükten sonra ne olacağıyla alakalı fikirler insanlık tarihi kadar eskidir. Yazılı tarihten de eskiye giden ve bu "bilinmeyen", belki de "var olmayan" alemi açıklamak amacıyla ortaya atılan hipotezler, zaman geçtikçe çeşitli din ve mitolojilere dönüşmüştür. Kimileri hayat sona erdiği zaman bilincimizin yokluğa karışacağını, kimileriyse başka bir alemde yeni bir hayata başlayacağımızı varsaymıştır. İnsanlık halen daha öldükten sonrasına dair kesin bir bilgiye ulaşabilmiş değildir. Fakat bu kitap, en azından birçok mitolojinin ahirete dair neler kurguladığını mukayeseli bir şekilde sunmaya çalışmıştır. Diamond Tema
  • Jean Christophe Grange
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    363,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Derya Çimen
    Tartışmaya gerek yoktu: Benim romanlarım fantastiğe varacak denli korkunç, katillerim şeytani psikopatlar olacaktı. Öyle ya da böyle. Ama özellikle hangi katiller? Babalar elbette... Hep köken sorunları, uğursuz babalar. Aslında tüm bu kitaplar değiştirilmiş otobiyografiler. Bugünse korkudan ödü patlamış bir çocuğun gözleri önünde gerçekleşen gerçek, doğru hikâyeyi yazmaya çalışıyorum.Bu kitap benim nihai hesaplaşmam. Polisiye gerilim romanlarını sabırsızlıkta bekleyip heyecanla okuduğumuz Jean-Christophe Grangé bu kez kendi hikâyesini anlatıyor. Hiç tanımadığı ancak bir “korku hikâyesinin gölgesi” gibi varlığını hissettiren babasından başlayarak... Röportajlarında sık sık karşılaştığı “Böyle şeyler aklınıza nereden geliyor?” sorusuna cevabını Ben Şeytanın Oğluyum’la veren Grangé’nin çocukluğunun, gençliğinin ve yazarlığı seçmesinin samimi, yer yer tüyler ürpertici öyküsü...
  • Mehmet Zahit Şahin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    196,44 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Figen Barsbay
    Şehre yaklaşan kara elbiseli adamları durduran tek şey genç kadınların zılgıtıydı. O zılgıtlar karanlıkları aydınlatıyordu. Annem ve komşu kadınlar onların delik deşik elbiselerini yıkarken leğendeki su anında kırmızıya kesiyordu. Ben kardeşim Ali’yi yanımdan ayırmadan bir o yana bir bu yana koşturuyordum. Tandırdan çıkan ekmekleri götürüyordum onlara, matarada su, varsa birkaç domates ve biraz zeytin… Uzattığım mataradan su içen kızın terli yüzünü ve gülen kocaman gözlerini hatırlıyorum. Bir gece onu sedyeyle bodruma indirdiler, elini kaldırıp bana gülümsedi, sonra da gözlerini yumdu. Uyuduğunu sandım ama bir daha gözlerini açmadı. O gece bodrumda böyle yedi sedye saydım. Üzerlerine kefiyeleri örtüyordu kadınlar. Zılgıtlar azaldıkça evlerini terk edenler de çoğalıyordu. Şehrin bitimindeki noktaya bakıyorduk. İnsanlar grup grup oraya yürüyordu, sınırı aşıp karşıya geçiyordu. Orada patlamalar yoktu, dumanlar yükselmiyordu. Ne varsa buradaydı. Taşın, toprağın, kayaların arasından hep siyah elbiseli adamlar çıkıyordu. Birdenbire çıkıp birdenbire kaybolan kertenkele gibiydiler. Annem onlar için böyle söylüyordu.
  • Cemal Taş
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    11,79 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Bu dünyada nice dert, bela varsa biz onu gördük, kardeşim. Açlık mı dersin, susuzluk mu? Kış kıyamet günleri dağlarda aç üryan dolaştık. Askerlerin içinde esir kaldık. Çocuklarımızın acısını da gördük, kardeş acısı, koca acısı, her bir derdi kederi yaşadık, kurban olayım kardeş, daha nesini sorarsın?” Dersim’de 1938 yılında yaşananlar uzun yıllar boyunca Cumhuriyet tarihinin açılmamış “kara kutu”larından biri olarak kaldı, üzerine neredeyse sessizlik perdesi çekildi. Türkiye tarihinin bu karanlık noktası son yıllarda ortaya çıkan bilgi ve belgelerle gittikçe aydınlanıyor. Dağların Kayıp Anahtarı’yla Cemal Taş da 1938’de Dersim’de yaşananlar üzerindeki toz bulutunun iyice aralanmasına yardımcı oluyor. Taş, Dersim’de olan bitenin yürek burkucu, göz yaşartıcı, insanın boğazını düğümleyen yanlarını bizzat olayları yaşayanlarla, dönemin önde gelen isimlerinin yanında bulunmuş kişilerle görüşerek ortaya koyuyor. “Sözlü tarih çalışması” niteliği taşıyan Dağların Kayıp Anahtarı zengin malzemesiyle Dersim olayları ve Cumhuriyet tarihi ile ilgili yeni değerlendirmelere kapı açacak, sahici insan öykülerinden/dramlarından oluşan, sarsıcı bir kitap.
  • Bülent Bilmez, Cemal Taş
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    13,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Dersim’de 1937-1938’de yaşanan, resmî tarihin “isyan”, yerel hafızanın “Tertele” olarak adlandırdığı büyük toplumsal travmanın küçük bir bilançosunu ortaya seriyor Dersim Kırımı Envanteri. Yaşananları dokuz örnek vaka ve mekân üzerinden ele alan kitap, genellemeci yaklaşımların, afaki bilgilerin ve hamasi söylemlerin ötesine geçmeyi hedefleyerek Dersim ’38 çalışmalarındaki somut ve spesifik bilgilere dayalı envanter çalışmalarının eksikliğini bir nebze olsun gidermeyi amaçlıyor. Bülent Bilmez ve Cemal Taş, “mikro tarihe”, olay mahalline, mağdurlara ve saha araştırmalarına dayalı “somut olgusal bilgi”yle Dersim’de yaşananlara dair güvenilir bir zemin inşa ediyorlar. Sadece tanıklıkları değil, ağıtları, eski ve güncel görselleri, isimleri tespit edilebilen mağdurları ve resmî görevlileri de içeren Dersim Kırımı Envanteri tarihle yüzleşmek, hesaplaşmak ve onarıcı adalet arayışına katkı sunmak isteyen herkes için sarsıcı bir başvuru kaynağı. “Asıl mesele ‘Velev ki isyan olmuş olsun’ diyebilmek, isyanın devletin uyguladığı askerî şiddeti haklı çıkarmayacağını görmek ve göstermektir. Sivillerin kitlesel olarak hedef alınması (...) uluslararası hukukun soykırım olarak adlandırdığı eylem repertuarına işaret eder.” B. BİLMEZ - C. TAŞ

Sayfalar