Yazara Gore Listeleme

  • Marianne Brooker
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    331,78 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Microsoft Azure Emel
    İyi bir ölüm ne demektir? Nasıl iyi bir evlat olunur?.. 2009 yılında, sert bir kemer sıkma politikası ufukta beklerken, kitabın yazarı Marianne Brooker’ın kırk yaşlarındaki annesine ağır bir hastalık teşhisi konur. Bu gelişme karşısında yaratıcılık ile aktivizmi ilginç yollarla birleştiren kadın bir süre için hem geçimini sağlar hem de tedavisini finanse eder. Ancak çalışma ve hareket etme kabiliyeti günbegün azalırken ağrıları da aynı ölçüde artar. Zamanla ne ilaçların bedelini karşılayabilecek ne de onurlu bir yaşam sürebilecek hale gelen kadın sosyal devletin desteğini de alamayınca kendi evinde, kendi koşullarında ölmeye karar verir. Gelgelelim Eşikler sadece o kederli dönem ve yas süreci hakkında bir kitap değil. Yazar hemşireler, vasiyetler ve sosyal devlet politikasıyla geçen o günlere dair anılarını sağlık sistemi, hasta bakımı ve ölüm sonrasının güvencesiz ekonomisi üzerine bir araştırmayla birlikte ele alıyor. Anı ve polemiği feminist felsefeyle harmanlayan Brooker, Anne Boyer, Maggie Nelson, Donald Winnicott ve Sara Ahmed gibi yazarlardan da güç alarak hayati seçimler ve karşılıklı sorumluluklar gibi asli meselelerin altını çiziyor. Böylece onurlu bir yaşam hakkı için bambaşka bir bakım felsefesi –dolayısıyla da bambaşka toplum– hayal etmeye girişiyor. Eşikler öyle sıra dışı bir kitap ki hak ettiği her türlü üstün sıfat klişe gibi geliyor. […] Alabildiğine açıklık ve hassasiyet sergileyen bu öfkeli, sevgi dolu, kederli ve derin kitap, radikal bir yaratıcı eylem için muhteşem bir başlangıç noktası.” Alex Clark, Observer
  • Buket Kitapçı Bayrı
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    898,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Microsoft Azure Emel
    Müslüman Türk topluluklarının 11. yüzyılın sonlarından itibaren Anadolu’ya yerleşmeleri, o tarihte Bizans toprağı olan bu bölgede bir dizi jeopolitik ve kültürel değişime yol açar. Bu değişimlerin izlerine, 13. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar kaleme alınan Müslüman Türk destan ve menakıbnameleri ile yer yer kesişen Bizans şehadet hikâyelerinde rastlanır. Buket Kitapçı Bayrı, Diyar-ı Rum’dan Hikâyeler – Hareketli Sınırlar, Değişen Kimlikler (13.-15. Yüzyıllar) adlı bu eşsiz çalışmasında Bizanslı yerli halk ile yeni gelen Müslüman Türklerin Diyar-ı Rum adı verilen ortak bir hikâye dünyasında karşılaşmasını, her iki tarafça bu karşılaşmanın algılanışını, jeopolitik ve kültürel sınırların hareketliliğini ve bunlara bağlı olarak bölgenin sakinlerinin kimliklerinin uğradığı değişimi inceliyor. Hem Türkçe hem Yunanca kaynaklara dayanan Diyar-ı Rum’dan Hikâyeler, belirli yerlerin karakteri ile sakinlerinin kültürel kimlikleri arasındaki karmaşık ilişkiyi gözler önüne seriyor. Diyar-ı Rum’dan Hikâyeler, özellikle bu kaynaklarla ilgilenenler için ve daha genel olarak 13. yüzyıl ile 15. yüzyıl arasında “Rum” sakinlerinin değişen kimlikleri hakkında daha bütüncül düşünmeyi isteyecek herkes için temel başvuru kaynağı olacaktır. Ahmet T. Karamustafa, Maryland Üniversitesi Bu eser, getirdiği yenilikçi, disiplinler arası ve bütüncül bakış açısı ile Bizans ve Ortaçağ Türk araştırmalarına çok katmanlı bir katkı sağlıyor. Myrto Veikou, Byzantine and Modern Greek Studies
  • Martin Heidegger
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    77,86 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Microsoft Azure Emel
    Martin Heidegger’in 1966 yılında Der Spiegel dergisi editörlerinin sorularını yanıtladığı ve ölümünden sonra yayımlanmış bu söyleşi, 20. yüzyılın en etkili filozoflarından birinin düşünce dünyasına ve çağının karanlık sayfalarına ışık tutuyor. Heidegger’in Üçüncü Reich yıllarında Nazi rejimiyle işbirliğine ve üniversitedeki rektörlük dönemine dair soruları ilk kez açıkça yanıtladığı, bir yandan da siyaset ve felsefe arasındaki ilişkiyi, teknolojinin etkisini ve modern çağın krizlerini ele aldığı bu söyleşi, filozofun geç dönem düşüncesinin bir özeti niteliğinde. Filozofun talebi üzerine ölümünden sonra yayımlanmış bu meşhur söyleşinin Heidegger’in onayından geçmiş ve toplu eserleri kapsamına alınmış bu versiyonunu Kaan H. Ökten’in çevirisiyle okurlara sunuyoruz. Martin Heidegger (1889-1976) 20. yüzyıl felsefesinin en etkili ve tartışmalı isimlerinden Martin Heidegger, 1889’da Almanya’nın Messkirch kasabasında doğdu. Freiburg Üniversitesi’nde teoloji öğrenimi görmeye başladı, daha sonra felsefeye yöneldi. Duns Scotus üzerine teziyle profesörlüğünü aldı, 1919’da Edmund Husserl’in asistanı oldu, 1923’te Marburg Üniversitesi’nde felsefe kürsüsünde profesör oldu. 1927’de yayımladığı Sein und Zeit (Varlık ve Zaman) onu çağdaş düşüncenin merkezine taşıdı. 1933’te Freiburg Üniversitesi rektörü olan Heidegger’in Nazi Partisi üyeliği ve bu dönemdeki politik tutumu, yaşamı boyunca süren tartışmalara yol açtı. II. Dünya Savaşı sonrası akademik faaliyetlerine ara verildi ancak 1950’lerden itibaren yazıları ve konferanslarıyla felsefi üretimini sürdürdü. Heidegger, 1976’da Freiburg’da yaşamını yitirdi. Türkçede yayımlanan eserlerinden bazıları: Varlık ve Zaman (çev. Kaan H. Ökten, Agora Kitaplığı, 2008); Metafizik Nedir? (çev. Yusuf Örnek, Paradigma Yayıncılık, 2000); Tekniğe İlişkin Soruşturma (çev. Doğan Özlem, Paradigma Yayıncılık, 1998); Hölderlin’in Şiiri Üzerine (çev. Yusuf Örnek, Paradigma Yayıncılık, 2003); Zaman Kavramı (çev. Saffet Babür, Say Yayınları, 2006); Kant ve Metafizik Problemi (çev. Yasin İlhan, Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları, 2011); Parmenides (çev. Yusuf Örnek, Paradigma Yayıncılık, 2002); Herakleitos (çev. Yusuf Örnek, Paradigma Yayıncılık, 2005); Nietzsche 1 (çev. Güvenç Şar&Metin Toprak, Çizik Yayınları, 2024)
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    157,99 KB
    Eser Türü: Kitap
    Dünyâ ölçeğinde “Tevhîd”e zarar veren, “Tevhîd”i şirke dönüştüren her türlü görünmez/örtülü odakları cin kavramı içerisinde değerlendirmek mümkündür. Başka bir deyişle ifâde etmeye çalışırsak “Tevhîd’i bölen ister şeytânî isterse insânî olsun her türlü gizli plan/eylem örtülü cinciliğin bir ürünüdür.” Kur’ân örtülü/görünmez/sinsi bu varlıkların şerlerinden korunmanın, ancak Allah’a sığınmakla mümkün olacağını çok açık bir şekilde söylemektedir. Bu çerçeveden bakıldığında insânlar üzerinde Rabb’lik, Melik’lik ve İlâh’lık taslayanlar Tevhîd’in egemenliğini bölmekte ve insânları Allah yerine kendilerine kul/köle hâline getirmeye çalışmaktadırlar. Bu nedenle yapılan bu eyleme “Cin Çarpması” yerine “Cin Bölmesi” adını vermek daha isâbetlidir. Her gün bizler sürekli bir “Cin Bölmesi” tehlikesiyle karşı karşıyayız. O kadar çok bölündük ki, ipi kopan dağılmış tesbih taneleri gibi olduk. Gönlümüz zihnimiz parça parça oldu. Ülkelerimiz/ sınırlarımız bölündü; mezheplerimiz/meşreplerimiz/dillerimiz/dinlerimiz bölündü; mescidlerimiz, okullarımız, iş yerlerimiz hatta evlerimiz bölündü. Üstelik olanca hızıyla sürüyor bu bölünme. Ne kadar küçük parçalara ayrılırsak o kadar güzel lokma oluyoruz çağdaş cinler sofrasında.
  • Carl Wett
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    587,54 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bir Dergâhta Derviş Olarak Bir Süre Kalmasına İzin Verilen İlk Gayrimüslim Oldum Batı’da ve Hindistan’da yıllardır sürdürdüğüm psişik araştırmalar, bende dervişlerin kendilerine has usûllerle ulaştıkları coşkun ruh hâllerini ilk elden gözlemleme arzusu uyandırmıştı. İslâm’ın derviş tarikatlarını manevi yola girmeye olanak tanıyan okullar olarak tanıdım. 1925 yılında İstanbul’daki Nakşibendi dervişleri arasında iki hafta geçirdim. Bu hatıratı yayımlamak gayesiyle tutmamıştım. Ancak Şubat 1931’de Menemen’de idam cezasına çarptırılan 29 kişinin arasında, Şeyh Esat Efendi, oğlu ve dergâhta bir arada bulunduğum dervişlerden bazılarının da olması, orada yaşadığım tecrübelerin daha geniş çevreleri ilgilendirebileceğini düşünmeme neden oldu. Şu unutulmamalıdır ki, bu kitap şu an tarihe mal olmuş bir dönemi anlatmaktadır. O dönemin Sûfîleri arasında üst düzey yöneticiler, üniversite profesörleri, yüksek rütbeli askerî subaylar ve zengin tüccarlar vardı. Osmanlı sultanları genellikle bir veya birden fazla tasavvuf yoluna bağlıydılar. Günümüzdeki gibi geçmişle bağın kökten koparılması, değişimin fiiliyat biçiminde bazen gerekli olabilir. Ancak Türk halkı gibi, birçok fazilet ve güzel vasfa sahip insanların arasında, geçmiş güzelliklerin duyarlı bir biçimde hatırlanması, bizleri sadece ve sadece daha yüce bir ferdî saygıya ve daha güçlü bir vahdet duygusuna ulaştırır. Dergâhta geçirdiğim süreye ve orada tanıştığım âlimlere en kalbî şükran duygularımla bu kitabı Esad Efendi’ye ve 3 Şubat 1931’de idam edilen Mehmed Ali Efendi’ye ithaf ediyorum.
  • Kevin Wilson
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    378,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Dilara Özbalçık
    Fang Ailesi'nin Yazarından Yılın En İyi Kitabı seçkilerinde New York Times * Washington Post * People * Time * Buzzfeed Lillian ve Madison’ın yatılı okulda başlayan beklenmedik dostlukları, Lillian’ın olaylı bir şekilde okulu terk etmesiyle mektuplara kalmıştı. Ta ki yıllar sonra yine bir mektupla gelen yardım çağrısına kadar. Madison, Lillian’dan üvey ikizlerine bakıcılık yapmasını istiyor. Ama bir detay var: İkizler kızıp üzülünce alev alıyorlar. Gerçekten, alev alıyorlar. Kendilerine zarar vermeyen ama etraflarında ne varsa yakıp yıkan, korkutucu ve bir o kadar da göz alıcı alevler. Bocalamakla geçen hayatında kaybedecek pek de bir şeyi olmayan Lillian, yazı çocuklarla geçirmeyi kabul ediyor. Üçü artık birbirlerine güvenmeyi, başkalarını umursamamayı –ve Madison’ın politikacı kocasından uzak durmayı– öğrenmek zorundalar. Peki ama Lillian gece uykusunda bile onlar yüzünden yanabileceği gerçeğiyle ne yapacak? Bir an önce onlardan uzaklaşmanın yollarını mı arayacak yoksa bu tuhaf güzellikteki çocuklarla el ele verip dünyanın karşısına mı dikilecek? Birbirlerini anlamaya, dünyadaki küçük yerlerini bulmaya çalışan sıra dışı karakterlerin buluştuğu bu tuhaf, yumuşak ve eğlenceli roman, Kevin Wilson'ın olağanüstü ile olağanı aşılamadaki muazzam becerisini bir kez daha doğruluyor. “Bu kitabın güzelliğini aklım almıyor. Her şeyiyle özgün, bir o kadar da muhteşem.” Taffy Brodesser-Akner, New York Times “Benzerini okumuştum diyeceğiniz tek bir satır yok. O kadar taze bir ses.” Entertainment Weekly
  • Anne Rabe
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    481,13 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: SEVDE UZUN
    Geçmişin karanlık bir gölge gibi hafızayı rahat bırakmadığı ve şimdinin yalnızca bir hayal kırıklığı olarak deneyimlendiği zamanlarda, mutluluk ancak geleceğe ertelenen bir ihtimal olarak mı kalır? Anne Rabe, Mutluluk İhtimali’nde Doğu Almanya ile Batı Almanya’nın birleşmesinin meydana getirdiği çelişkileri bir ailenin üç kuşağa yayılan yaşamı üzerinden resmeder. Yeni kuşak, eskilerinden bambaşka bir dünyaya - Doğu ile Batı’nın, eskiyle yeninin, kapitalizmle sosyalizmin melezlendiği bir geçiş dönemine doğar. Baskıcı politikalarına rağmen, geçmişte kalan sosyalizmi daha adil bulan ebeveynlerinin değerleri yabancıdır onlar için. Geçmişin yanı sıra, şimdiyle de bir türlü uyuşamayan anlatıcı, zamanın ve değerlerin bütünüyle muğlaklaşarak iç içe geçtiği bir yarıkta kurar anlatısını. Fakat bu roman, menzili kısa düşen biyografik öğelerden medet uman soyut bir aile romanı değildir. Rabe, farklı anlatı türlerinden faydalanarak, kişisel olan ile tarihin, bireyselle toplumsalın girift ilişkisini ortaya koyan güçlü bir metin yaratır. Hikâye anlatıcılığının bilindik kronolojisini bozarak anlatının katlarını açan Mutluluk İhtimali; şimdi, geçmiş ve geleceğin yekpare bir bütün olarak gebe olduğu ihtimalleri görünür kılmak gibi eşsiz bir marifet sergiler.
  • Juan Jose Saer
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    247,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Taner Gürkan
    "16. yüzyılda bir İspanyol gemisi Hint Adaları’na doğru sefere çıkar, fakat bilinmedik bir yere ulaşır. Topraklarına ayak basanları oklarıyla karşılayan yerliler sadece geminin miçosuna dokunmazlar ve cesetlerle birlikte onu da yanlarında götürürler. Artık hayatının uzunca bir bölümünü onların yanında geçirecektir miço. Yaşadıklarını yıllar sonra kaleme alan anlatıcımız, ahlaki bir sorgulama içine girer ve vahşi dünyayla medeni dünyayı karşı karşıya getirir. Juan José Saer bu hafıza tazeleme ve sorgulama işlemi sırasında, kendi yaşadığı dönem ile anlatıyı kurduğu beş yüzyıl önceki zaman dilimi arasında canlı ve tamamlayıcı bir bağ kurmayı başarır; Kimsesiz’i özgün kılan da her şeyden önce işte bu özelliğidir."
  • Zeynep Kaçar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    119,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: dilek gül
    Şimdi Uçuşa Geçiyoruz Pamuk Prenses, Kül Kedisi, Kırmızı Başlıklı Kız, Yüzyıl Uyuyan Güzel, içine hapsoldukları masaldan kaçarak gerçeğin peşine düşerler. Oysa gerçek dünya en az masallar kadar tuzaklarla doludur: Şöhret, aşk, gençlik, evlilik... Her biri içinden çıkılmaz bir bilmecedir. Ama belki masallarla gerçekler arasındaki sınırlara o kadar güvenmemek gerekir. Ne de olsa masallar bizi gerçek dünyaya hazırlamak içindir. Tok Her şeye hakkı olduğunu düşünen bir adam... Adamın güzel ve zengin karısı... İnsan ilişkilerinin tuhaf yanları... Adalet nedir? Vicdan nedir? Talep etmenin sınırları nelerdir? Oyun, soyut bir dünyada kadın/erkek, adalet/suç, iktidar/kitle ilişkilerini tartışmaya açıyor. Çağımız gibi: Hem vahşi, hem ironik...
  • Nuri Demirel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    329,74 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ömer Yılmaz
    1990’lı yıllarda çözülmeye başlayan ve sonrasında çöken komünist blok tüm dünyayı etkilediği gibi Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyetini de etkiledi, 1990’larda başlayan Yugoslavya parçalanma sürecinde Yugoslavya da var olan özellikle iki halk Boşnaklar ve Arnavutlar , vahşi Sırp soykırım politik uygulamaları ile karşı karşıya kaldı. Bu çalışma 2000li yıllarda başlayıp 2003 yılında tamamlanan ve bağımsız Kosova’ya ( 17 şubat 2008 ) giden süreçte tarihi, etnik, kültürel ve siyasi dönüşümün bir dönemini tabiri caize kayıt altına alan bir çalışmadır. Bu çalışmada kültürel kimlik üzerinden başta Arnavut ve Türkler olmak üzere Kosova’yı oluşturan tüm etnik gruplara değinilmeye çalışmış ve tarihi dönüşüm sürecinin temel dinamikleri betimlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışma genelde Balkanlar ve Yugoslavya özelde ise Kosova daki dönüşüm sürecini tarihi platformda sosyolojik perspektiften anlamayı ve açıklamayı amaçlamıştır.

Sayfalar