Yazara Gore Listeleme

  • Michio Kaku, Jennifer Thompson
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    5,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu adam, bilimi ilgi çekici hale getirmeyi biliyor” -PHILADELPHIA INQUIRER “Kaku’nun süper sicim kuramı ilkelerine yaptığı keşif gezisi duru, hareketli ve doyurucu... Stephen Hawking kadar kışkırtıcı.” - KIRKUS REVIEWS “Açık ve gülümseyen tarzıyla [Kaku] en göksel fikirleri dahi dünyaya indirmeyi başarıyor.” - THE WALL STREET JOURNAL “Bilimsel görüşleri bu dünyanın ötesinde.” - LOS ANGELES TIMES
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    487,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmed Özfatura
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    458,94 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hülya Aksu
  • Prof. Dr. Ahmet Lütfi Kazancı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    507,48 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Tacettinoğlu
    Bu kitap, kaynana derdini önce kendi çeken, sonra da onu belki daha fazlasıyla gelinine çektirmeye azmeden kaynanalara bir insaf gelir düşüncesiyle yazılmıştır. Daha kendi evinde iken, kaynanasını bir düşman gibi kabul eden, onunla mücadele için hazırlanan, büyüğe hürmet hissinden mahrum gelinlere bir utanma duygusu aşılar diye kaleme alınmıştır.
  • insan sesi mp3
    24 Ayrım
    637,48 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Fatma Tütüncüoğlu
  • Seçkin Başkan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    532,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hülya Aksu
    Söz uçar yazı kalır misali, yaklaşık 25 yıl önce Midyat'ın Harapmişki köyünden Hollanda'ya göç eden bir Süryani'nin, 1992 yılında TRT'deki İstekleriniz programına gönderdiği mektapla başlayan ve hala devam eden bir serüveninin hikayesidir, bu kitapta anlatılan.. Çöp tenekesinde bulunan mektubun sahibi İsa Bakır'la, bir tesadüf eseri mektubu elde eden belgesel film yönetmeni Hakan Aytekin arasında karşılıklı mektuplaşma sürecinde yaşanan bu sıcak dostluk ilişkisi, okuyucuyu da yarattığı atmosfere ortak ediyor.
  • ROBERT P. FINN
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    5,30 MB
    Eser Türü: Kitap
    Türkiye'de roman, her bakımdan iflas etmiş Osmanlı İmparatorluğu'nun, Tanzimat'ın akabinde belli başlıkurumlarına taze kan aradığı bir dönemde doğmuştur. 1862'de Fenelon'un "Telemaque'yla başlayan Fransız romanlarının çevirileri ve 1872'de Şemsettin Sami'nin "Taaşşuk-i Talat ve Fitnat" adlı romanıyla birlikte Osmanlı yazarları, roman alanında da kalem oynatmaya başlamışlardır.
  • HANDAN İNCİ
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    2,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    Döneminin önemli mütefekkirlerinden, yazarlarından, araştırmacılarından biridir Midhat Cemal Kuntay. Daha çok Üç İstanbul isimli romanından biliriz onu. Kuntay’ın tek romanıdır o, üstelik! Şairdir, biyograftır, araştırmacıdır, antoloji hazırlamıştır. Bir de bu, Türkiye’deki ilk edebiyat anketi onun elinden çıkmıştır. Abdülhak Hâmid Tarhan’dan CenabŞahabeddin’e, Halide Edib Adıvar’dan Yusuf Akçura’ya dönemin yazarlarıyla yapılmış bu anket, bir daha hakiki “keşif” olarak, Everest Keşif dizisinden neşrediliyor. Hem bir “ilk”i tashih ediyor bu kitap, hem de dönemin yazarlarının entelektüel ilgilerinin ne denli şaşırtıcı olduğunu gözler önüne seriyor. “Türk edebiyatında yazara yöneltilmiş sorulardan oluşan anket/soruşturma/röportaj türü çalışmaların ilk örneği olarak Ruşen Eşref Ünaydın’ın 1918’de yayımladığı Diyorlar ki adlı kitabı gösteriliyor. Oysa ondan çok daha önce yola çıkan biri var. Midhat Cemal Kuntay, 1909’dan itibaren dönemin tanınmış yazarlarına edebî kimliklerini kendilerinden öğrenmek amacıyla birer anket formu gönderir. Ancak her nedense gelen cevapları yayımlamak için 1919’a kadar bekler. [...] “Tahkikat-ı Edebiye Sütunları”na gönderilen cevaplar edebiyat tarihimiz için önemli bir belge niteliği taşımaktadır. Anketin asıl amacı da günün okurunun ilgisini çekecek bir dizi hazırlamak değil, geleceğin edebiyat tarihçileri adına birinci elden çeşitli bilgiler derlemektir. Servet-i Fünûn’da yayımlanırken bütün cevapların başına eklenen paragrafta, eski edebiyatın bu konudaki eksiğine eleştirel bir bakışla işaret edildiği gibi bu çabayla ulaşılmak istenen hedef de ortaya konur.”
  • ZÂTI
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    5,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Görmüş geçirmiş, uzun süre hüküm sürmüş ve yaşı da kemale ermiş bir padişah, yerine geçecek bir erkek evlat sahibi olmak için yanıp tutuşmakta, dualar etmekte, içten içe kederlenmektedir. Onun yakarışları Pervâne adlı bir oğula kavuşmasıyla karşılık bulur. İlerleyen yıllarda büyüyüp serpilen delikanlı Pervâne bir gün babasının kendisine yaptırdığı köşkün duvarında bir kız resmi görür ve hemen çarpılır. Şem adındaki bu güzeller güzeli onun aklını başından alır. Bütün vaktini resmin karşısında geçirmeye başlar. Babası, o avlanmak için dışarıya gidince duvardaki resmi kazıtır. Dönüşte Pervâne, çılgına döner. Bir gün avlanmaya gittiğinde ise geri gelmez. Babası günlerce onu aratır, nihayet kör bir kuyunun içinde, aklını yarı yitirmiş olarak bulur. Pervâne için zor günler yaşanır. Padişah kaçmasın diye onu zincire vurdurur. Sonunda sihirbazının yaptığı bir kuşa binerek Şem sevdasına uzun bir yolculuğa çıkar. Olan bitenden Şem de haberdar olmuştur. Bundan sonrası her iki âşık için de uzun ve zorlu bir süreç olacaktır. Hindistan’dan İran’a kadar uzanan geniş coğrafyada bu hikâyenin anlatılarına rastlanır. Divan şiirinde Zâtî aynı hikâyeyi bizim dünyamıza canlı ve başarılı şekilde yeniden yazar. Alegoriler, kültürel göndermeler, mitolojik ve tasavvufi ögeler yanında dil kıvraklıkları ve anlatım şevkiyle ölümsüzleşen Şem u Pervâne, günümüz Türkçesi ve açıklamalarla “Ölümsüz Klasikler” arasında seçkin yerini alıyor. Ölümsüz aşk kanatlarını alabildiğine yükseklere çarpıyor…
  • Yrd. Doç. Dr. İbrahim Caner Türk
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    9,89 MB
    Eser Türü: Kitap
    Osmanlı Devleti’nin kültür, sanat, edebiyat, mimari, siyaset, eğitim alanlarında bizlere büyük bir miras bıraktığı tartışılmaz bir gerçektir. Her alanda yapmış olduğu faaliyetlerle bir tecrübe ve birikim potansiyeline sahip Osmanlı’dan gereğince istifade edemediğimiz de ortadadır. Eğitim alanında Osmanlı’nın yapmış olduğu faaliyetlerden ve yeniliklerden haberdar etmek maksadıyla hazırlamış olduğumuz bu çalışmanın eğitim faaliyetlerimizde, yeni ve eskinin değerlendirilmesi bakımından, orijinal yönler ortaya çıkaracağı kanaatindeyiz. Osmanlı-Türk toplumsal değişim süreci içinde modern eğitimin nasıl ortaya çıktığı, modern eğitimin toplumsal değişim süreci içinde nasıl bir rol üstlendiği de bu çalışmayla ortaya çıkmaktadır. Nitekim Türk eğitim sisteminin hangi düşünsel temeller üstünde, nasıl şekillendiği bütüncül bir biçimde kavranabilirse; eğitim sistemi içinde bugün yaşanan belli başlı sorun alanları daha açık bir biçimde görülebilir. Eğitim konusunda yeni adımlar atılma çabasının olduğu Türkiye’de eğitimimizin geçirdiği sürecin bilinmesi, muhasebesinin yapılması ve istikbale yönelik faaliyetlerin bu tecrübe ile bilinmesi gerekir. Bu bakımdan, bu eser, Türk eğitim sisteminin kendi tecrübe ve birikimlerinin önemini ortaya koyma çabasındadır.

Sayfalar